Etkinlik yönetimi ve turizm ekonomisi üzerine notlar.
Kurumlar, markalar ve yerel yönetimler için etkinlik stratejisi.

Etkinliklerde Gönüllüler ve Dönemsel Ekipler
Yazılar
Tümü (103)
Etkinlik Bütçesi Nereden Kaçar?
Her etkinliğin iki bütçesi var: toplantıda sunulan ve sahada biten. İkisinin arası çoğu zaman yüzde yirmi. Bu fark büyük kalemlerden değil, kimsenin tabloya yazmadığı yerlerden çıkıyor. Jeneratör mazotundan kur farkına, onay için düşük yazma alışkanlığından son hafta gelen fikirlere.

Etkinlik Raporu Kim İçin Yazılır?
Etkinlikten bir hafta sonra gelen kırk sayfalık rapor: fotoğraflar, erişim rakamları, teşekkür sayfası. Kimse okumuyor. Karar vericinin gerçekten okuyacağı rapor tek sayfa, dört soru ve sapmanın dürüstçe yazılmasıyla başlıyor.

Festival mi, Fuar mı, Kongre mi?
Bir şehir etkinlik yapmaya karar verdiğinde tartışma 'ne yapalım' sorusunda düğümleniyor. Oysa kongre şehirden salon ve oda ister, fuar alan ve sektör, festival açık alan ve kimlik, spor tesis ve ulaşım. Her tür şehirden başka bir şey istiyor ve şehre başka bir şey bırakıyor.

Bir Şehrin Yıllık Etkinlik Takvimi Nasıl Kurulur?
Mayıs ve Eylül dolu, Şubat boş, aynı hafta sonuna üç etkinlik. Çoğu şehrin takvimi bir liste; herkesin kendi işini yaptığı bir yılın kaydı. Takvim bir dağıtım kararıdır: Şehrin sınırlı dikkatini ve hafta sonlarını yılın hangi dönemine vereceğinin kararı.

İlk On Dakika: Katılımcı Deneyimi Kapıda Belirlenir
Otoparkta yer yok, girişi iki kere sordunuz, kayıt masasında on beş dakika beklediniz, isminiz listede yoktu. İçerideki sahne mükemmel. Akşam eve dönerken ne anlatırsınız? Etkinliğin en az tasarlanan, en çok hatırlanan bölümü üzerine.

Etkinlik Bittikten Sonra Şehre Ne Kalır?
Miras kelimesi olimpiyatlar için kullanılıyor. Ben bir ilçe festivali için de kullanmak istiyorum. Festival için düzenlenen park bir yıl sonra kimin? Birlikte çalışmış esnaf, dernek ve belediye birimleri dağılıyor mu? Takvimde kazanılan yer korunuyor mu? Küçük etkinliğin mirası üzerine.

Hibrit Etkinlik Gerçekten Kaldı mı?
Pandemi döneminde 'artık her etkinlik hibrit olacak' denmişti. Birkaç yıl geçti, salonlar doldu, 'hibrit' kelimesi sunumlarda kaldı. Peki hibrit öldü mü? Hayır; ama olduğu söylenen şey de olmadı. Yayın ile ikinci bir etkinlik arasındaki fark, maliyetin gerçek boyutu ve Türkiye'de kurumların canlı yayın alışkanlığı üzerine.

Çalışan Etkinlikleri Neden Sıkıcı?
Yıl sonu yemeği, bayi toplantısı, motivasyon gecesi, kick-off, piknik. Şirketlerin en çok yaptığı ve en az düşündüğü etkinlikler. Masalarda telefona bakan insanlar, koridorda sigara molası, 'bir an önce bitse' bakışları. Sorun bütçe değil; bu etkinliklerin kim için yapıldığının unutulmuş olması.

Protokol Etkinliği Yiyor
Bir saatlik açılış konuşmaları, son dakika değişen oturma düzeni, kurdele için bekleyen beş yüz kişi, sahnede sıra sıra plaket. Türkiye'de etkinliklerin en pahalı ve en az konuşulan parçası protokol. Protokolü kaldırmak mümkün değil; ama etkinliği protokole değil, protokolü etkinliğe uydurmak mümkün.

Etkinlik Esnafa Yarıyor mu?
Festival alanının yanındaki lokantacı o hafta sonu üç kat satıyor; iki sokak ötedeki kuaför yol kapandığı için müşteri kaybediyor. 'Etkinlik esnafa yarar' cümlesi doğru ama eksik. Kime yarar, kime yaramaz, nasıl yarar hale gelir ve esnaf neden etkinliğin paydaşı değil de seyircisi oluyor?

Şehrin Etkinliğe Tahammülü: Ses, Trafik, Mahalle
Konser gece on ikide bitiyor, mahalledeki bebek saat dokuzda uyuyor. Festival üç gün sürüyor, sokağa üç gün park edilemiyor. Etkinliğin komşuları var ve onlar etkinliğe gelmiyor. Şehrin etkinliğe tahammülü sınırsız değil; o sınırı görmeyen etkinlik, bir süre sonra şehir tarafından istenmiyor.

Bir Festival İptal Edildiğinde Kim Kaybeder?
Festival iptali bu sektörün her yaz yaşadığı bir risk: fırtına uyarısı, güvenlik değerlendirmesi, çekilen sponsor, gelemeyen sanatçı, biten bütçe. Haberlerde iptal kararı konuşuluyor, iptalin faturası konuşulmuyor. Sahneyi kuran, stant açan, otel tutan, gönüllü olan, günlük çalışan, bilet alan. İptalin zincirleme maliyeti ve sektörün bu riske nasıl hazırlanabileceği üzerine.

Konser Bileti Neden Bu Kadar Pahalı?
Büyük bir konserin bileti açıklandığında herkes aynı şeyi soruyor: Bu para kime gidiyor? Bir organizatörün bütçe tablosunu satır satır açıyorum: Kaşe ve menajerlik, prodüksiyon, mekân, güvenlik ve sağlık, biletleme komisyonu, sigorta, pazarlama, dolmayan konserin hesabı, sezon ve yabancı sanatçının lojistiği. Fiyatın anatomisi ve sektörün kendi elindeki birkaç çare.

Şehirlerin Salon Stoku
İstanbul'da büyük konser için mekân bulunamıyor; Anadolu'da kongre merkezlerinin doluluğu kapasitesinin çok altında. Aynı ülkede aynı anda kıtlık ve fazlalık. Çünkü kimse şehrin salon envanterini çıkarmış değil: kaç mekân var, kapasiteleri ne, kim işletiyor, yılda kaç gün dolu. Salon var; stok yönetimi yok.

Bahar Şenlikleri Neden Bitti?
Bir zamanlar her üniversitenin bahar şenliği vardı; şehrin en büyük konserleri kampüste yapılırdı, şehir kampüse gelirdi. Bugün çoğu ya yapılmıyor ya küçük ya da bambaşka bir biçimde. Ne değişti? Bütçe, güvenlik, kampüsün kapanması, öğrencinin değişmesi. Ve bir şehrin, üniversitesiyle kurduğu en canlı bağı kaybetmesi.

Bir Belediyenin Etkinlik Birimi Nasıl Kurulur?
Bir belediyede etkinlik kimin işi diye sorduğunuzda birkaç cevap birden alırsınız: kültür müdürlüğü, basın, spor, gençlik merkezi, özel kalem. Hepsi doğru; bu yüzden çoğu belediyede etkinlik var ama etkinlik birimi yok. Takvim sahipliği, bütçe yetkisi, kaç kişi, nereye bağlanmalı ve takvimin dışından gelen taleplerle nasıl yaşanır.

Türkiye'nin En Büyük Etkinlik Sektörü: Düğün
Her hafta sonu binlerce salon, kır bahçesi ve otel; her birinde bir sahne, bir ses sistemi, bir catering, yüzlerce misafir. Üstüne bir de dışarıdan gelen pazar: Hindistan'dan, İran'dan, Körfez'den, Avrupa'daki gurbetçilerden Türkiye'ye düğün için gelen aileler ve onların şehre bıraktığı ekonomi. Türkiye'de düğün, kongre ve festivalden kat kat büyük bir etkinlik sektörü; ama kimse onu sektör saymıyor.

Fuarlar Bitiyor mu?
Her yıl aynı tartışma: Fuarlar artık eskisi gibi değil, katılımcı azaldı, standa kimse uğramıyor, her şey internette. Doğru da, eksik de. Fuarın bir kısmı gerçekten bitiyor, bir kısmı başka bir şeye dönüşüyor. Türkiye'de hangi fuar neden küçülüyor, hangisi neden büyüyor ve fuarın yeni işi ne?

Yatırımcı Sunumunda Etkinlik Nerede Durur?
Bir destinasyona otel, restoran ya da tesis yatırımı için gelen yatırımcı, sunumda doluluk, fiyat ve mevsim görmek istiyor. Etkinlik takvimi, çoğu sunumda ya yok ya 'festivalimiz de var' diye bir satır. Oysa etkinlik, yatırımcının en çok aradığı şeyi veriyor: Sezon dışı talep ve öngörülebilirlik. Etkinliğin yatırım dilinde nasıl anlatılacağı.

İstanbul Kongre Şehri Olmaktan Neden Uzaklaştı?
2010'ların başında İstanbul, uluslararası kongre sıralamalarında dünyanın ilk on şehri arasındaydı. Sonra geriledi. Dış algı, rakip şehirlerin kongre bürolarına yaptığı yatırım, birlikte planlanmayan altyapı ve odağını kaybeden ekosistem. Tek bir sebep yok; ama son yıllarda değişen çok şey var ve geri dönüş için zemin bugün on yıl öncesinden daha güçlü.

Teknofest Modelinden Ne Öğrenilir?
Birkaç yılda sıfırdan yüz binlerce ziyaretçiye ulaşan, her yıl şehir değiştiren, on binlerce gönüllü başvurusu alan, kamu ve vakıf destekli bir festival. Ölçeğini ve kaynağını bir kenara bırakıp etkinlik yönetimi açısından bakınca ortaya kopyalanabilir birkaç şey ve kopyalanamaz birkaç şey çıkıyor. İkisini ayırmak gerekiyor.

Etkinlik Ajansı Neden Batar?
Türkiye'de etkinlik ajanslarının büyük bölümü küçük, birkaç müşteriye bağımlı ve her yaz nakit sıkıntısında. Batanlar kötü iş yaptığı için batmıyor; parasını geç aldığı, tek müşteriye yaslandığı, teminat mektubuna boğulduğu ve sezon dışında dayanamadığı için batıyor. Sektörün en az konuşulan tarafı: ajansın kendi ekonomisi.

Etkinlik Yemeği Neden Kötü?
Soğuk kahve, kuruyan sandviç, kuyrukta bekleyen beş yüz kişi, çöpe giden yüz tabak. Türkiye'de etkinlik yemeği, etkinliğin en çok şikâyet edilen ve en az tasarlanan parçası. Sorun aşçı değil; yemeğin etkinliğin parçası değil, bir ihale kalemi olarak görülmesi. Ve bu arada şehrin kendi mutfağı masada hiç yok.

Resmi Tören mi, Şehir Kutlaması mı?
23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim. Her şehirde aynı format: tribün, protokol, geçit, çelenk, şiir, kapanış. Tören güçlü; şehrin geri kalanı için bir program yok. Milli günler, bir şehrin yılda dört kez kendini kutlayabileceği hazır tarihler; ama törenin yanına kutlama henüz eklenmiş değil. Dünyada milli günlerin nasıl şehir bayramına dönüştüğü ve bizde neyin değişebileceği.