İçindekiler
- Sadece oda ve oda kahvaltı ne demek? Fiyatın içinde yatak ve sabah sofrası
- Yarım pansiyon ne demek? Sabah ve akşam otelde, gün dışarıda
- Tam pansiyon ne demek ve yarım pansiyondan farkı ne?
- Her şey dahil ne demek? Öğünlerin arası da fiyatın içinde
- Ultra her şey dahil ne demek? À la carte restoranlar ve uzayan saatler
- Her şey dahil Türkiye’de neden bu kadar yaygın?
- Konaklama türü ilçe esnafına ne bırakıyor?
- Sonuçta
- İlgili Yazılar
Haziranın ilk haftası, akşam yemeğinden sonra sofra toplanmış, telefon anneyle baba arasında gidip geliyor. Temmuzun ikinci haftası için Ege kıyısında bir otel bulmuşlar; fotoğraflar güzel, havuz büyük, deniz yürüme mesafesinde. Odayı seçtikten sonra ekran aynı odayı üç ayrı satırda gösteriyor. Birinin yanında HB, birinin yanında FB, birinin yanında AI yazıyor ve satırlar arasındaki fark, tatilin bütçesini baştan konuşmayı gerektirecek kadar büyük. Büyük çocuk otelde dondurmanın parasız olup olmadığını merak ediyor; anne baba ise o iki harfin tam olarak neyi değiştirdiğini anlamaya çalışıyor.
Bu duraksamayı bizde her yaz pek çok aile yaşıyor. Yarım pansiyon, tam pansiyon ve her şey dahil gibi konaklama türleri, otelin oda fiyatına hangi öğünleri ve hangi hizmetleri kattığını anlatıyor; sektörde bunlara pansiyon tipi ya da İngilizcesinden gelen adıyla “board” deniyor. Ekrandaki kısaltmalar da bu İngilizce adlardan geliyor ve bir kez çözülünce gerisi kolaylaşıyor. Ama harflerin arkasında yalnızca bir menü yok. Misafirin günü nerede geçireceği, akşam yemeğini hangi masada yiyeceği, hatta otelin kapısından kaç kez çıkacağı da o satırda seçiliyor.
Pansiyon kelimesinin kendisi de burada biraz kafa karıştırıyor. Bizde pansiyon deyince önce sahil ilçesindeki küçük aile işletmesi geliyor akla. Oysa kelime dilimize Fransızcadan, yemekli konaklama anlamıyla girmiş; yarım pansiyon ve tam pansiyon da oradaki “demi-pension” ve “pension complète” ifadelerinin karşılığı. Yani yarım pansiyonda kalmak bir pansiyonda kalmak değil, otelin yemeğinin bir kısmını oda fiyatına katmak demek. Butik otel, apart otel ve pansiyon gibi tesis türleri arasındaki fark ise başka bir ayrım; tesis hangisi olursa olsun, yeme planı masaya neyin geleceğini anlatıyor.
Sadece oda ve oda kahvaltı ne demek? Fiyatın içinde yatak ve sabah sofrası
Sadece oda (RO, room only), fiyatın yalnızca konaklamayı kapsadığı, hiçbir öğünün dahil olmadığı tür. Bazı sitelerde “kahvaltısız” diye de geçiyor. Bizde en çok şehir otellerinde, apart otellerde ve iş seyahatinde karşımıza çıkıyor. Sabah erkenden toplantıya giden, kahvaltıyı yolda bir simitle geçiştiren biri için kahvaltılı fiyat ödemenin pek anlamı yok; mutfaklı bir apart dairede kalan aile de çoğu zaman pazardan alıp sofrasını kendisi kuruyor.
Oda kahvaltı (BB, bed and breakfast), konaklamanın yanında sabah kahvaltısının da fiyata dahil olduğu tür. Türkiye’de şehir otellerinin olağan hâli bu; çoğu otel fiyatını zaten kahvaltılı veriyor ve misafir de kahvaltıyı odanın doğal bir parçası sayıyor. Bunda bizim kahvaltı kültürümüzün payı büyük bence. Yabancı misafirin “kontinental” diye bildiği ekmek, tereyağı ve reçel tabağıyla bizim otellerdeki peynir çeşitleri, zeytin, yumurta, sıcak börek, menemen ve gözleme tezgâhı arasında ciddi bir fark var. Kapadokya’daki taş otellerde ya da Ege’nin küçük otellerinde kahvaltı, otelin kendini en iyi anlattığı öğün oluyor. Oda kahvaltıda kalan misafir öğleni ve akşamı dışarıda geçiriyor; şehirde, ilçede, bir lokantanın masasında.
Yarım pansiyon ne demek? Sabah ve akşam otelde, gün dışarıda
Yarım pansiyon (HB, half board), oda fiyatına kahvaltı ile akşam yemeğinin dahil olduğu, öğle yemeğinin ise misafire bırakıldığı tür. Mantığı basit: Misafir sabah otelde kahvaltı ediyor, gününü gezide, plajda ya da şehirde geçiriyor, akşam otele dönüp yemeğini yiyor. Bazı oteller akşam yemeği yerine öğle yemeğini seçme imkânı da veriyor ve gündüzünü otelde geçirip akşam dışarı çıkmak isteyen misafir için bu esneklik işe yarıyor. Yemek hakkı çoğu otelde giriş günü akşam yemeğiyle başlayıp çıkış günü kahvaltıyla bitiyor; geç saatte varacak misafirin bunu otele önceden söylemesi iyi bir alışkanlık.
Bizde yarım pansiyon gezi tatilinin konaklama türü. Kapadokya’da sabah balonları izleyip gün boyu vadilerde yürüyen, Karadeniz’de yayladan yaylaya geçen, Efes ile Pamukkale arasında araba süren misafir için öğlen otelde olmak zaten mümkün değil; öğle yemeğini yolda, bir köy lokantasında ya da bir yayla evinde yiyor. Termal otellerde ise yarım pansiyonla tam pansiyon yan yana satılıyor; iki gecelik kaçamak yapan çift çoğunlukla yarım pansiyonu, uzun kalan misafir tam pansiyonu seçiyor.
Rezervasyon sitelerinde sık görülen bir başka satır da yarım pansiyon plus (HB+). Bu, yarım pansiyonun üstüne otelin kendi belirlediği bazı ek hizmetlerin eklendiği paket; neyin eklendiği otelden otele çok değişiyor ve “plus” kelimesinin sektörde herkesin üzerinde anlaştığı bir tanımı yok. Aynı şey tam pansiyon plus (FB+) için de geçerli. Bu yüzden yanında artı işareti olan satırda fiyattan önce açıklamayı okumak, açıklama yetersizse otele sorup içeriği yazılı almak bence en sağlıklı yol.
Tam pansiyon ne demek ve yarım pansiyondan farkı ne?
Tam pansiyon (FB, full board), kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinin, yani üç ana öğünün oda fiyatına dahil olduğu tür. Yarım pansiyon ile tam pansiyon arasındaki fark tek bir öğünden ibaret: öğle yemeği. Ama o tek öğün misafirin gününü baştan sona değiştiriyor, çünkü öğlen otelde olmak, sabahı ve öğleden sonrayı da otelin çevresinde geçirmek anlamına geliyor.
Tam pansiyonun bizde en çok yaşadığı yerler, otelden çıkmanın pek anlamlı olmadığı ya da kolay olmadığı yerler. Kayak merkezlerindeki otellerde misafir sabah piste çıkıyor, öğlen otelin restoranına iniyor, öğleden sonra yine pistte oluyor; dağın başında başka bir lokanta seçeneği zaten sınırlı. Termal otelde kür için iki hafta kalan misafir için öğünlerin belli saatte ve belli yerde olması, günün bütün düzenini kurmak demek. Yayla otellerinde, ormanın içindeki tesislerde ve şehirden uzak eğitim kamplarında da tam pansiyon olağan.
Grup işinde ise tam pansiyon bir planlama aracı. Kongre, şirket toplantısı ya da eğitim programı kurarken katılımcının üç öğününün nerede ve kaçta yeneceği programın kendisini belirliyor; öğle yemeği iki oturumun arasına sığmak zorunda ve yüz kişiyi öğlen otelden çıkarıp zamanında geri getirmek mümkün değil. Bu yüzden toplantı paketlerinde öğle yemeği neredeyse her zaman fiyatın içinde oluyor, kongrenin son akşamında da otelin olağan akşam yemeğinin yerini çoğu zaman gala yemeği alıyor.
Tam pansiyonda gözden kaçan şey öğünlerin arasında kalan saatler. Tam pansiyon üç öğünü kapsıyor; öğleden sonra havuz başında yenen gözleme, çocuğun akşamüstü istediği dondurma ya da gece acıkan misafirin atıştırmalığı ayrıca ücretleniyor. Her şey dahille arasındaki asıl çizgi de burada çekiliyor.
Her şey dahil ne demek? Öğünlerin arası da fiyatın içinde
Her şey dahil (AI, all inclusive), üç ana öğünün yanında gün içindeki ara öğünlerin ve otelin belirlediği pek çok hizmetin oda fiyatına katıldığı tür. Sabah kahvaltısı, geç kalkanlar için geç kahvaltı, öğle yemeği, öğleden sonra havuz başında gözleme, pasta ve dondurma, akşam yemeği ve çoğu otelde gece yarısına doğru bir çorba ya da hafif bir atıştırmalık. Misafir gün boyu cüzdanını odada bırakabiliyor; otelin içinde neredeyse hiçbir şey için ödeme yapmıyor.
O “neredeyse” önemli. Her şey dahil, otelde her şeyin dahil olduğu anlamına gelmiyor. Masaj, hamamda kese köpük, SPA uygulamaları, kuaför, otelin fotoğrafçısının çektiği fotoğraflar, otelden kalkan günübirlik turlar ve çoğu otelde à la carte restoranlar ayrıca ücretleniyor. Bazı otellerde à la carte restoran konaklama boyunca bir iki kez, önceden yer ayırtmak koşuluyla fiyata dahil; bazılarında hiç dahil değil. Ara öğünlerin de saatleri var. Her şey dahil konsepti çoğu otelde belli saatler arasında geçerli ve gece ilerledikçe açık kalan noktalar birer birer kapanıyor.
Her şey dahil misafirinin bileğindeki renkli bant da bu sistemin parçası. Bileklik, misafirin hangi konaklama türünde kaldığını restoran ve havuz başı görevlisine gösteriyor; aynı otelde yarım pansiyon kalan misafir varsa iki bileklik farklı renkte oluyor. Hak, çoğu otelde giriş saatinde başlıyor ve çıkış saatinde bitiyor. Uçağı akşam olan aile odayı öğlen boşalttıktan sonra da öğle yemeğini yiyebilsin diye bazı oteller bileklik süresini ücret karşılığında uzatıyor. Bunu rezervasyon sırasında sormak, tatilin son gününü lobide bavul başında beklemekten kurtarıyor.
Ultra her şey dahil ne demek? À la carte restoranlar ve uzayan saatler
Ultra her şey dahil (UAI, ultra all inclusive), her şey dahilin kapsamını genişleten, ücretli kalemlerin bir kısmını fiyatın içine alan üst sürüm. Genellikle à la carte restoranların daha sık kullanılabilmesi, ara öğünlerin daha geniş saatlere yayılması, gece atıştırmalığının zenginleşmesi ve bazı otellerde oda servisinin de fiyata girmesi anlamına geliyor.
Ama “ultra”nın da tek bir tanımı yok. Bir otelin ultra her şey dahili, öbür otelin her şey dahilinden daha dar olabiliyor. Son yıllarda “premium”, “deluxe” ya da otelin kendi adını taşıyan konseptler de çıktı ve her biri her şey dahili başka bir yerinden genişletiyor. Bu karışıklığı bence sektör kendisi yarattı; misafir, fiyat farkının neye ödendiğini ancak otelin konsept sayfasını satır satır okuduğunda anlayabiliyor. Sahada gördüğüm kadarıyla iyi oteller bunu açık yazıyor: hangi restoran kaç kez ve hangi saatler arasında, oda servisi kaçta kapanıyor, hangi hizmet ücretli, hepsi tek sayfada. O sayfayı rezervasyondan önce isteyen misafir, ilk akşam resepsiyonda yaşanabilecek tatsız bir sürprizi baştan önlemiş oluyor.
Her şey dahil Türkiye’de neden bu kadar yaygın?
Her şey dahil, Türkiye’nin sahil turizminde en çok satılan konaklama türü. Antalya’dan Muğla’ya, Aydın’dan İzmir kıyılarına kadar büyük otellerin çoğu bu sistemle çalışıyor ve Türkiye, bu sistemin dünyada en yaygın uygulandığı ülkelerden biri olarak anılıyor. Doksanlı yıllardan itibaren Avrupalı tur operatörlerinin kataloglarıyla yayıldı. Alman operatörlerinin kataloglarında yarım pansiyon Halbpension’ın kısaltması HP, tam pansiyon Vollpension’ın kısaltması VP diye geçiyor; her şey dahil ise orada da bizdeki gibi AI.
Misafir açısından bu yaygınlığın anlaşılır bir sebebi var. Her şey dahil, tatilin bütçesini tatilden önce belli ediyor. Çocuklu aile için bu çok değerli; çocuk gün boyu acıkıyor, havuzdan çıkıp dondurma istiyor, öğleden sonra gözleme kuyruğuna giriyor ve anne babanın her seferinde cüzdan açmaması tatili gerçekten tatil yapıyor. Yabancı misafir için dil, para birimi ve lokanta seçme derdi ortadan kalkıyor.
Öte yandan her şey dahil herkese uygun değil. Günlerini Efes’te, Likya yolunda ya da bir koyun lokantasında geçirmek isteyen misafir her şey dahil ödeyip otele yalnızca uyumak için dönüyorsa, kullanmadığı öğünlerin parasını ödemiş oluyor. Her şey dahilin misafiri otelde tutan bir tarafı da var; parası ödenmiş bir öğün dururken dışarıda yemek yemek insana israf gibi geliyor ve aile ilçeye inmeyi bir sonraki yıla bırakıyor. Bu yüzden konaklama türünü seçerken asıl sorunun hangi satırın daha avantajlı göründüğü değil, günlerin nerede geçeceği olduğunu düşünüyorum.
Konaklama türü ilçe esnafına ne bırakıyor?
Konaklama türünün etkisi otelin duvarında bitmiyor. Oda kahvaltı ve yarım pansiyonla çalışan bir bölgede misafir öğlen ya da akşam dışarı çıkıyor; limandaki lokanta, çarşıdaki dükkân, akşam yürüyüşünde dondurma alınan köşe, hepsi o misafiri görüyor. Ege’nin küçük ilçelerinde ve Akdeniz kıyısının eski yerleşimlerinde akşamları sahil yollarının dolu olmasının bir sebebi de bu.
Her şey dahilin yaygın olduğu bölgelerde tablo farklı. Misafir öğünlerini otelde yiyince ilçedeki lokanta için en değerli saatler, yani akşam yemeği saatleri, turist açısından boş geçiyor; sahil ilçelerinde esnafın her şey dahilden yıllardır yakınmasının sebebi bu. Ama aynı tablonun öbür yüzü de var. Büyük bir her şey dahil otel, bulunduğu ilçenin çoğu zaman en büyük işvereni; çalışanlarının önemli bir kısmı ilçede oturuyor, ev kiralıyor, çarşıdan alışveriş ediyor. Otelin mutfağına giren sebze, meyve, ekmek, et ve süt ürünlerinin bir bölümü bölgedeki üreticiden ve toptancıdan geliyor. Yani her şey dahilin ilçeye bıraktığı para kaybolmuyor; misafirin elinden değil, otelin satın alma faturalarından ve maaşlardan geçerek ilçeye ulaşıyor. Esnafın gördüğü kayıp da otelin katkısı da gerçek.
Rezervasyon ekranındaki o iki harf bir yemek planından fazlası; misafirin tatil boyunca otelin kapısından kaç kez çıkacağını ve ilçedeki lokantanın o misafiri hiç görüp görmeyeceğini baştan belirliyor.
Bence mesele her şey dahili ya da yarım pansiyonu birbirine üstün saymak değil, her birinin misafiri gün içinde nereye götürdüğünü görmek. Her şey dahil otelde kalan misafirin de ilçeyi merak eden bir tarafı var ve o misafiri ilçeyle buluşturmanın otelin kendi haftalık programıyla kurulabilen yolları var. Yarım pansiyonla çalışan bölgede ise top daha çok esnafın elinde; akşam dışarı çıkan misafirin karşısına yöresinin mutfağını anlatan, saatinde açık, güler yüzlü bir lokanta çıktığında o misafir ertesi akşam da geliyor.
Sonuçta
Sadece oda, oda kahvaltı, yarım pansiyon, tam pansiyon, her şey dahil ve ultra her şey dahil; rezervasyon ekranında RO, BB, HB, FB, AI ve UAI. Hangi satırın doğru olduğunu ise fiyat farkından çok tatilin nasıl geçeceği belirliyor. Gün boyu gezecek aile için yarım pansiyon, çocuklarıyla bir hafta havuz başında kalmak isteyen aile için her şey dahil, kür için gelen misafir için tam pansiyon, iş için şehre gelen biri için oda kahvaltı çoğu zaman yerinde bir seçim oluyor.
Oteller açısından da bu satırlar misafire verilmiş bir söz. Dahil yazan her kalem misafirin aklında artık ödenmiş bir şey ve sahada gördüğüm memnuniyetsizliklerin önemli bir kısmı yemeğin kötü olmasından değil, misafirin neyin dahil olduğunu otelden farklı anlamasından çıkıyor. Plus, ultra ya da premium yazan satırın içini açık yazan otel, o farkı daha rezervasyon ekranında kapatmış oluyor.
Bu tatilde günlerimizi otelin içinde mi geçireceğiz, dışında mı ve ekranda seçtiğimiz satır buna uyuyor mu?



