Bölge Turizm Projesine Sektör Nasıl Ortak Olur?

Bir rota, bir tema yılı, ortak tanıtım ya da altyapı projesi başladığında otelci, DMC, esnaf ve üniversite masada mı, yoksa yalnızca açılışta mı? Sektörün projeye taşıdığı şey, ortak takvim, ürün paketleme ve proje bittikten sonra işi sürdürecek kişi, projenin ürüne dönüşüp dönüşmeyeceğini belirliyor.

Mertcan Tekin 8 dk okuma
Bölge Turizm Projesine Sektör Nasıl Ortak Olur?
İçindekiler
  1. Projenin ilk toplantısında masada kim var?
  2. Sektör projeye sahanın bildiğini taşıyor
  3. Ortak takvim tek masada çıkıyor
  4. Rota, biri onu satana kadar bir harita
  5. Üniversite ve esnaf, projenin iki sessiz ortağı
  6. Proje bittiğinde işi kim sürdürüyor?
  7. İlgili Yazılar

Bir bölgede turizm projesi başladığında genelde şöyle oluyor: Kalkınma ajansı ya da birkaç belediye bir araya geliyor; bir rota, bir tema yılı, ortak bir tanıtım kampanyası ya da bir altyapı işi tasarlanıyor; bir proje ekibi kuruluyor, bir takvim açıklanıyor. Sonra sektöre haber gidiyor: “Toplantıya bekliyoruz.”

Sektörün tipik cevabı da belli: Otelci “işim var, sezon” diyor; DMC “o bölgede satacak ürünüm yok ki” diyor; esnaf toplantıdan haberdar olmuyor; üniversite bir öğretim üyesini gönderiyor ve o kişi bir sonraki toplantıya gelemiyor. Proje yine de yürüyor; çünkü proje ekibi işini biliyor, takvim var, çıktılar var. Açılış günü herkes geliyor, fotoğraf çekiliyor ve ertesi gün otelci, “bu rota bize ne getirdi” diye soruyor.

Bu sorunun muhatabı bence otelcinin kendisi. Çünkü bölgesel bir turizm projesine özel sektör ortak olmadığında proje tamamlanıyor ama ürüne dönüşmüyor; ürüne dönüştürecek olan sektör. Bunun çalışan örnekleri var ve bence yeterince anlatılmıyor.

Projenin ilk toplantısında masada kim var?

Bir sahne anlatayım; belli bir bölge değil, birkaçının karışımı.

Üniversitenin konferans salonu, bir sabah. Kalkınma ajansının desteğiyle birkaç ilçeyi birbirine bağlayan bir rota projesi başlıyor; ajansın uzmanı projeyi anlatıyor, belediyelerin kültür ve turizm birimlerinden gelenler ön sırada. Arka sıralarda bölgenin otelcileri; aralarında biri yanında bir defter getirmiş, içinde son birkaç yılın aylık doluluk notları. Büyük şehirden gelen bir DMC sahibi var; bölgeyi yabancı operatörlere satmaya çalışıyor. Esnaf odasından iki kişi, bir üretici kooperatifinden bir kadın, turizm fakültesinden bir öğretim üyesi ve yanında üç öğrenci.

Sunum bitince ajans uzmanı soruyor: “Sizin için bu rotanın işe yaraması ne demek?” DMC sahibi ilk konuşan oluyor: “Operatörlerim üç günlük program istiyor; bu bölgede sonbahardan bahara kadar satabileceğim bir paket yok. Rota bana bunu verirse satarım.” Otelci defterini açıyor: Yazın dolu, kışın yarı boş; kış misafiri çoğunlukla yerli ve hafta sonu. Kooperatiften gelen kadın, üretim yerlerinin ziyarete açılabileceğini, ama bunun için bir takvim gerektiğini söylüyor. Öğretim üyesi, öğrencilerin bu sezon rota üzerindeki ziyaretçilerle bir anket yapabileceğini teklif ediyor. Esnaf odası, rota üzerindeki dükkânların hangi günler açık olduğunu çıkarabileceğini söylüyor.

Öğleden sonra proje ekibi bir çalışma grubu kuruyor: Ajans, belediyeler, otelciler birliği, DMC, esnaf odası, kooperatif ve üniversite. Proje takvimine göre birkaç ayda bir toplanacaklar. Bir yıl sonra aynı salonda, aynı masada: Rota için üç günlük bir paket var, DMC ilk gruplarını satmış, otelcinin defterinde kış ayları eskisinden iyi, öğrencilerin anketi proje raporunda, esnaf odasının çıkardığı liste rotanın haritasında.

Bu sahnede projeyi yürüten ekip işini yapıyor ve iyi yapıyor; ama rotayı ürüne çeviren şey, ilk toplantıya gelen o defter, o DMC ve o anket teklifi.

Sektör projeye sahanın bildiğini taşıyor

Bir proje ekibinin masasında bölge hakkında pek çok bilgi oluyor; ama sahada her gün yaşanan bazı şeyler hiçbir yerde yazmıyor ve onları yalnızca sektör biliyor. Otelci hangi ayda kimin geldiğini, ne kadar kaldığını, resepsiyonda en çok neyi sorduğunu biliyor. DMC, yurt dışındaki operatörün bu bölge için ne istediğini ve ne istemediğini biliyor. Esnaf, hangi ürünün ziyaretçi tarafından alındığını, hangi saatte kimin geldiğini biliyor. Üretici, hangi ay ne olduğunu biliyor. Bu bilgiler bir araya geldiğinde bölgenin gerçek yılı ortaya çıkıyor; kimin ne zaman geldiği, nerede durduğu, neyi aradığı ve neyi bulamadığı.

Bence sektörün bir projeye yapabileceği ilk ve en değerli katkı bu: Bildiğini masaya taşımak. Doluluğu aylara göre bir sayfada göstermek, operatör taleplerini bir listede toplamak, esnafın açık günlerini çıkarmak, üretim takvimini yazmak. Proje ekipleri bu bilgiyi hep istiyor ve ellerine geçtiğinde proje zenginleşiyor: Rota kış aylarına göre de tasarlanıyor, tanıtım operatörün gerçekten istediği şeyi anlatıyor, altyapı yatırımı ziyaretçinin gerçekten durduğu yere gidiyor.

Bunun için sektörün bir hazırlığı olması gerekiyor; toplantıya yalnızca görüş bildirmeye değil, elinde bir sayfayla gelmek. Çalışan örneklerde otelciler birliği, projeden önce kendi içinde bir toplantı yapıp üyelerinin verisini tek bir tabloya indirmiş; DMC, operatörlerinden gelen son dönem talepleri yazmış; üniversite ise sahada ölçümü üstlenmiş. Proje ekibi bu masaya oturduğunda, işin yarısı bitmiş oluyor.

Ortak takvim tek masada çıkıyor

Bir bölgede takvim dediğimiz şey, birbirinden habersiz birkaç takvimin toplamı: Belediyelerin festival ve etkinlik takvimi, otellerin sezon takvimi, fuar ve kongre takvimi, üniversitenin dönem takvimi, üreticinin hasat takvimi, DMC’nin operatörlerinin seyahat dönemleri. Her biri kendi sahibinin masasında duruyor ve çoğu zaman bir diğerinden habersiz hazırlanıyor. Bir tema yılı ya da bir rota projesi, bunların ilk defa aynı sayfaya geldiği yer olabiliyor.

Ortak takvimde ilk görülen şey, yılın içinde kimsenin bir şey yapmadığı aylar. O aylarda otelci boş, esnaf boş, üretici boş. Tema yılı için aylık program yapıldığında, o boş aylara bir şey konuyor: Bir hasat etkinliği, bir yürüyüş haftası, bir gastronomi günü. Bunu kim yapacak? Belediye alanı ve duyuruyu veriyor, otelci paketi kuruyor, esnaf o hafta açık kalıyor, DMC operatörüne tarih veriyor, üniversite ölçüyor. Takvim tek masada çıktığında, boş ayın programı aynı anda otelcinin, esnafın ve operatörün takvimine giriyor.

Takvimin bir sahibi olması gerekiyor; proje sürerken bu proje ekibi, proje bittikten sonra ise sektörün kendi yapısı.

Rota, biri onu satana kadar bir harita

Bir bölge projesinin en görünür çıktıları belli: Tabelalar, bir harita, bir web sitesi, bir broşür, bir tanıtım filmi. Bunlar değerli; ama hiçbiri tek başına satılabilir bir ürün değil. Ziyaretçi bir rota broşürünü alıp kendi başına gezebilir; operatör ise bir paket ister: Kaç gece, hangi otel, hangi rehber, hangi üretici ziyareti, hangi lokanta, ne fiyat.

Bölgesel projeyi ürüne çeviren şey proje ekibinin tabelası değil, sektörün o rotayı alıp kaç gece, hangi otel, hangi rehber diye yazdığı paket.

Paketi yapacak olan DMC ve otelci. Çalışan örneklerde DMC, rotanın üstüne üç günlük ve beş günlük iki program yazmış; otelciler birliği gecelik fiyatı sabitlemiş; esnaf odası rota üstündeki atölyeleri, kooperatif üretim ziyaretlerini programa koymuş; üniversite otel ve esnaf personeli için bilgilendirme eğitimini üstlenmiş. Kalkınma ajansı da bu paketlerin fuarlarda tanıtılmasını desteklemiş. Proje tanıtımı yaparken sektör aynı anda ürünü hazırladığı için, fuarda rotayı soran operatörün karşısında satılabilir bir şey vardı ve rota bu yüzden çalıştı.

Paketlemenin bir de yerli ziyaretçi tarafı var. Hafta sonu bölgeye gelen yerli ziyaretçi için iki gecelik bir rota paketi; otel, bir rehberli yürüyüş, bir üretici kahvaltısı. Bunu otelin kendi başına kurması zor; ama otelciler birliği ve esnaf odası birlikte kurduğunda, bölgenin her oteli aynı paketi satabiliyor.

Üniversite ve esnaf, projenin iki sessiz ortağı

Bölge projelerinde en geç masaya çağrılan iki taraf bence üniversite ve esnaf; oysa projenin en uzun ömürlü iki ortağı onlar. Otel el değiştiriyor, DMC başka bölgeye dönüyor; üniversite ve esnaf oradan gitmiyor.

Üniversitenin katkısı ölçmek, eğitmek ve genç insan sağlamak. Ziyaretçi anketi, rota üzerindeki esnafın satış takibi, esnaf ve otel personeli eğitimi, stajyer öğrenciler, proje raporuna giren bir değerlendirme. Turizm fakültesi olan bir bölgede bunların hepsi mümkün ve öğrenciler için bu, derslikte alamayacakları bir deneyim. Esnafın katkısı ise rotanın temas noktaları: Ziyaretçinin kahve içtiği, hediye aldığı, yol sorduğu yer. Esnaf odası rota projesine ortak olduğunda, rota üzerindeki dükkânların listesi çıkıyor, hangi gün açık oldukları haritaya işleniyor, rotanın tabelası ya da çıkartması vitrine asılıyor ve odanın bir toplantısında fiyatın görünür olması konuşuluyor. Bunların hiçbiri büyük bir yatırım değil; ama rota üzerinde yürüyen ziyaretçinin bölgeyi nasıl hatırlayacağını, büyük ölçüde o dükkânlardaki birkaç dakika belirliyor.

İki tarafı da projeye dahil etmek, bence proje ekibinin değil sektörün işi. Otelciler birliği üniversiteyle, DMC esnaf odasıyla konuştuğunda, proje ekibi zaten hazır olan bir sektörle karşılaşıyor ve işi kolaylaşıyor.

Proje bittiğinde işi kim sürdürüyor?

Her projenin bir bitiş tarihi var ve bu çok doğal; proje ekibi bir sonraki işe geçiyor, kalkınma ajansı yeni bir programa, belediye yeni bir etkinliğe. Rota, web sitesi, takvim ve paket ise ortada. Kimin? Bence bu sorunun cevabını sektörün daha ilk toplantıda vermesi gerekiyor.

Çalışan örneklerde cevap bir yapı: Bir rota derneği, belediyelerin kurduğu turizm altyapı hizmet birliği ya da otelciler birliğinin içinde bir çalışma grubu. Üyeleri otelci, DMC, esnaf, kooperatif ve üniversite; küçük bir aidat, bir sekreter, yılda birkaç toplantı. Bunu kurmak için projenin bitmesini beklemek gerekmiyor; çalışma grubu proje sürerken zaten her ay toplanıyor ve o grubun proje bittikten sonra da toplanmaya devam etmesi, yapının kendisi oluyor. Takvimi o tutuyor, web sitesini o güncelliyor, fuarlara o gidiyor, bölgeye yeni gelen otelciye paketi o anlatıyor. Kalkınma ajansı ve belediyeler bu yapıyla ortak olarak çalışmaya devam ediyor; tema yılının ikinci yılını, rotanın yeni bir koluna uzanan bir projeyi onunla birlikte kuruyor.

Bu yapı kurulmadığında çıktılar sahipsiz kalıyor ve bunun sorumluluğu bence sektörde; çünkü projeden sonra o rotayı satacak, o takvimi dolduracak, o siteye bakacak olan kendisi. Kurulduğunda ise proje, bölgenin kendi işi haline geliyor ve bir sonraki proje sıfırdan değil, var olan bir masanın üstüne geliyor.

Bölgesel turizm projesine ortak olmak, sektör için bir toplantıya katılmaktan fazlası: Elinde sahanın verisiyle gelmek, takvimi birlikte kurmak, rotayı pakete çevirmek, üniversiteyi ve esnafı yanına almak ve proje bittiğinde işi devralacak yapıyı daha ilk günden kurmak. Kalkınma ajansı ve belediyeler bu masayı kuruyor ve bunu iyi yapıyor; masanın karşısına oturup “bu rota bize ne getirdi” diye sormak yerine masanın etrafına oturmak, sektörün elinde.

Bu bölge projesinin bitiş tarihinden sonra takvimi kim tutacak?

Cevabı ilk toplantıda verilmiş bir projenin rotası, açılıştan yıllar sonra da satılıyor.

İlgili Yazılar