Bisikletle Gelen Ziyaretçi

Kıyı yolunda heybeli bir bisikletli, geçip giden biri değil; o akşam ilçede yatacak, her öğününü dışarıda yiyecek bir ziyaretçi. Pansiyon, tamirci ve kahveci onu tanıdığında, büyük bir yatırım yapmadan ona hazırlanabiliyor.

Mertcan Tekin 6 dk okuma
Bisikletle Gelen Ziyaretçi
İçindekiler
  1. Nisan sonunda bir köy kahvesinin önünde iki bisiklet
  2. Bisikletle gelen kim ve neye bakıyor
  3. Pansiyonun kapısından içeri bisiklet giriyor mu
  4. Tamir noktası ve rota işareti ilçenin küçük hazırlığı
  5. Yavaş giden ziyaretçinin bıraktığı para ilçede kalıyor
  6. İlgili Yazılar

Kıyı yolunda ya da bir köy yolunda sırtı heybeli, bacağı çamurlu, yavaş giden bir bisikletli görmek artık şaşırtıcı değil. İlkbaharda ve sonbaharda daha çok görünüyorlar; yazın sıcaktan kaçıp sabah erken yola çıkıyor, öğlen bir gölgeye çekiliyorlar. İlçenin esnafı bu insana çoğu zaman meraklı bir bakışla bakıp işine dönüyor; çünkü sektörün aklında bisikletli, arabayla gelen ailenin ya da otobüsle gelen grubun yanında geçip giden biri.

Ben tam tersini düşünüyorum. Bisikletle gelen ziyaretçi yavaş gittiği için ilçenin içinden geçiyor, otoyoldan değil; her akşam bir yerde yatıyor, her öğününü dışarıda yiyor, bakkaldan su ve meyve alıyor ve ertesi sabah bir sonraki ilçeye aynı şeyi yapmaya gidiyor. Bıraktığı para küçük görünüyor ama ilçenin tam içine düşüyor ve aynı rotayı yıllarca tekrar eden bir ziyaretçi türünden söz ediyoruz.

Bisikletle gelen, bir ilçenin büyük bir yatırım yapmadan ağırlayabileceği bir ziyaretçi; yeter ki kim olduğu ve neye ihtiyaç duyduğu bilinsin.

Nisan sonunda bir köy kahvesinin önünde iki bisiklet

Öğleden sonra, bir köy kahvesinin önüne iki bisiklet yaslanmış; çantalar arka tekerleğin iki yanında, biri yabancı, biri büyük şehirden. Kahveci sormadan su getiriyor, mataralar çeşmeden dolduruluyor, bakkaldan ekmek, peynir, domates alınıp kahvenin gölgesinde yeniyor. Sonra asıl soru geliyor: Bu akşam nerede kalınır? Köyde pansiyon yok ama kahvecinin tanıdığı birinin kiraya verdiği bir ev var; telefon ediliyor, ev açılıyor, akşam yemeği aynı evde kuruluyor. Yabancı olanın zinciri sabah kopmuş, eliyle tutturup gelmiş; köyde bisiklet tamircisi yok ama motosiklet tamircisi var ve zincir yarım saatte takılıyor, parası ödeniyor, tamirci dükkânın önünde fotoğraf çektiriyor. Ertesi sabah ev sahibi kahvaltıyı erken hazırlamış; yola çıkmadan bir sonraki ilçenin pansiyonunu arıyorlar, cevap veren olmayınca haritaya güvenip çıkıyorlar.

O akşam köyde kimse bu iki kişinin kaç para bıraktığını düşünmüyor; ama kahveci, bakkal, ev sahibi ve tamirci o gün bisikletli sayesinde bir kazanç gördü ve bu iki kişi, dönüşte rotayı anlattıkları herkese o köyün adını söyleyecek.

Bisikletle gelen kim ve neye bakıyor

Bisikletle seyahat eden tek bir profil değil. Tek başına uzun rota yapanlar var; aylarca süren yolculuğun bir parçası olarak kıyıdan geçiyor, her gün belirli bir mesafeyi tamamlamak istiyor. Çiftler ve küçük arkadaş grupları var; bir hafta için gelmiş, akşamları iyi yemek ve sıcak duş arıyor. Kulüplerin düzenlediği turlar var; peşlerinde bir destek aracı, önceden ayarlanmış konaklama ve yemek. Bir de hafta sonu büyük şehirden çıkıp iki günlük tur yapan yerli bisikletçiler var; bence en hızlı büyüyen grup bu.

Hepsinin derdi benzer. Akşam nerede kalacağını yola çıkmadan bilmek istiyor, çünkü karanlıkta pansiyon aramak bisikletli için tatsız bir iş. Bisikletini gece güvenli bir yerde tutmak istiyor; o bisiklet onun hem aracı hem de yolculuğun kendisi. Su istiyor; sıcakta en çok sorulan şey çeşmenin nerede olduğu. Gölge, bir bank, öğlen için ucuz ve doyurucu bir yemek istiyor. Yolun işaretli olmasını istiyor; haritasına güveniyor ama bir yol ayrımında küçük bir levha onun için günün en rahatlatıcı şeyi. Bir de arıza halinde ne yapacağını bilmek istiyor; patlak lastiği kendi değiştiriyor ama kopan zincir ya da bükülen jant için bir dükkân arıyor.

Pansiyonun kapısından içeri bisiklet giriyor mu

Bisiklet dostu konaklama diye bir şey var ve bu, pahalı bir dönüşüm değil; birkaç kararın toplamı.

Bisikleti odaya ya da kilitli bir depoya almak bence en belirleyici karar; bisikletini sokakta bırakmak zorunda kalan misafir o pansiyona bir daha gelmiyor. Erken kahvaltı önemli; bisikletli sıcak basmadan yola çıkmak istiyor ve kahvaltısı geç açılan pansiyon ona uymuyor. Çamaşır yıkama imkânı, bir hortum ya da kova, basit bir pompa, bir bez; tek tek bakınca masraf hanesine bile yazılmayacak şeyler, ama hepsi birden pansiyonu rota üzerindeki tavsiye listelerine sokuyor. Ertesi gün için paket kahvaltı, mataraya doldurulacak su, bir sonraki ilçedeki pansiyonun telefonu; bunları verebilen işletme, misafirin bir sonraki gününü de kuruyor. Kapıya asılan küçük bir bisiklet işareti bu kararların görünür hali; bisikletli yoldan geçerken o işareti görüp içeri giriyor.

Lokanta için de benzer şeyler geçerli. Bisikletli öğlen yemeğinde fiyattan çok doyurucu ve hızlı olanı arıyor; ev yemeği, çorba, pilav, bol ekmek. Kapının önünde bisikleti görebileceği bir masa ve bisikleti yaslayacağı bir duvar, lokantanın ona verebileceği en kıymetli iki şey.

Tamir noktası ve rota işareti ilçenin küçük hazırlığı

Her ilçede bisiklet tamircisi olmayabiliyor ve bence olması da gerekmiyor. Bir motosiklet tamircisi, bir nalbur, bir oto lastikçi; bunların birinde bir pompa, birkaç boyda iç lastik ve bir alet seti duruyorsa ilçe bir tamir noktasına sahip demektir. Önemli olan bu noktanın bilinmesi; rota haritasında, pansiyonun duvarında, kahvede.

Rota işareti ilçenin ikinci küçük hazırlığı. Kıyı yolunda ya da köy yollarında yol ayrımlarına küçük bir levha, ilçe girişinde pansiyonları, çeşmeyi ve tamir noktasını gösteren bir tabela; bunlar belediyeyle birlikte rahatça yapılan işler ve belediyeler bu tür rota işaretlemelerine bence iyi bir paydaş olarak yaklaşıyor. Su için ilçenin çeşmesinin işaretlenmesi yetiyor; bisikletli rotasını çeşme olan yoldan kuruyor.

Bir de yükleme var. Bazı ziyaretçi çantasını her gün taşımak istemiyor; sabah pansiyondan alınıp akşam bir sonraki pansiyona bırakılan bir bagaj hizmeti, uzun rotalarda ürünün kendisi haline geliyor. Bunu yapan çoğu zaman bir taksici, bir acente ya da iki pansiyonun kendi arasındaki anlaşma oluyor ve bu hizmetin varlığı, rotaya daha az sportif, daha çok harcayan bir ziyaretçiyi getiriyor.

Yavaş giden ziyaretçinin bıraktığı para ilçede kalıyor

Bisikletlinin ekonomisini küçümseyen bir bakış var; bir gecelik misafir, bir tabak yemek, bir şişe su. Ama bu misafir o yemeği büyük bir tesisin içinde değil ilçenin lokantasında yiyor, o geceyi zincir otelde değil pansiyonda geçiriyor, meyveyi pazardan, ekmeği fırından alıyor. Bisikletle gelen ziyaretçinin parası küçük ama ilçenin tam içine düşüyor ve rota iyi kurulduğunda o ziyaretçi her yıl aynı yoldan geri geliyor.

Bunun bir de takvimi var. Bisikletli yazın ortasında değil, ilkbaharda ve sonbaharda geliyor; ilçenin sezon dışı aylarını dolduruyor, pansiyonun kapalı kalacağı haftalarda oda tutuyor. Kulüp turları ve küçük gruplar aynı rotayı her yıl tekrar ediyor; bir kere iyi ağırlanan grup ertesi yıl daha kalabalık geliyor. Rotanın itibarı da başka türlü büyüyor; bisikletli rotayı internette, forumda, haritada anlatıyor ve bir sonraki ziyaretçi ilçeye o anlatıma göre geliyor. Kahvecinin su getirmesi, tamircinin zinciri takması, pansiyonun bisikleti içeri alması; bunların her biri o anlatıma giriyor.

Bütün bunlar tek bir pansiyonun ya da tek bir tamircinin işi değil. Rota, ilçenin sektörünün ortak ürünü; pansiyonlar, lokantalar, tamirciler ve kahveler aynı listede yer aldığında bisikletli ilçeye gelmeden önce ilçeyi tanımış oluyor.

Bu ilçeden geçen bisikletli, akşam nerede yatacağını ve kopan zincirini kimin takacağını ilçeye varmadan biliyor mu?

Bisikletliler bu iki bilgiyi bugün çoğunlukla birbirlerinden, rotayı bir önceki yıl yapmış birinin forumda bıraktığı notlardan öğreniyor.

İlgili Yazılar