2026 İkinci Çeyrek Turizm Verileri: Ziyaretçi Azaldı, Kişi Başı Harcama Arttı

TÜİK'in Nisan-Haziran 2026 turizm verilerini tek tek açıp grafiklerle okudum. Manşet düşüş diyor: gelir %2,6, ziyaretçi %5,1 azaldı. Ama tabloların içinde başka bir hikâye var; gelen kişi daha çok harcadı, para mağazadan otele ve sofraya kaydı. İş ve sağlık amaçlı gelişlerdeki düşüş ise ayrıca konuşulmalı.

Mertcan Tekin 8 dk okuma
İçindekiler
  1. Önce rakamı yerine koyalım
  2. Daha az kişi geldi, gelen daha çok harcadı
  3. Para mağazadan çıkıp otele ve sofraya gitti
  4. İş ve sağlık tarafını ayrıca konuşmak lazım
  5. Yurt dışındaki vatandaşlarımız daha az geldi, biz daha çok gittik
  6. Haziran zayıf kaldı, ilk yarı ise neredeyse yatay
  7. Sonuçta
  8. İlgili Yazılar

TÜİK turizm verilerini açıkladığında hep aynı şey oluyor. Manşete tek bir rakam çıkıyor, herkes o rakamın iyi mi kötü mü olduğunu konuşuyor, birkaç gün sonra konu kapanıyor. 31 Temmuz’da açıklanan Nisan-Haziran verisinin manşeti de belliydi: turizm geliri bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,6 azalarak 15,87 milyar dolar oldu, ziyaretçi sayısı %5,1 azalarak 15,58 milyon kişiye indi.

“Turizm kötüye gidiyor” diyenlerinizi duyar gibiyim. Ben o kadar emin değilim. Bültenle birlikte yayımlanan tabloları tek tek açtım ve bence asıl hikâye manşette değil, tabloların içinde. Gelen insan sayısı gelirden iki kat hızlı düşmüş. Peki bu ne demek? Gelen daha çok harcamış demek. Neye harcamış, neye harcamamış? İşte orası gerçekten ilginç.

Nisan-Haziran turizm geliri, 2018-2026Her yılın II. çeyreği, milyar dolar. 2026 vurgulu.
7,9
9,2
0,7
3,5
10,6
13,4
15,0
16,3
15,9
201820192020202120222023202420252026
Tablo olarak göster
YılII. çeyrek turizm geliriÖnceki yıla göre
20187,87 milyar $
20199,16 milyar $+%16,4
20200,65 milyar $−%92,9
20213,49 milyar $+%436,1
202210,62 milyar $+%204,2
202313,44 milyar $+%26,5
202415,02 milyar $+%11,7
202516,28 milyar $+%8,4
202615,87 milyar $−%2,6

Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri. 2020 II. çeyrekte sınır kapılarında anket yapılamadığı için o dönemin değeri Bankalararası Kart Merkezi verisidir.

Önce rakamı yerine koyalım

Düşüş var, evet. Ama 15,87 milyar dolar, Türkiye turizminin bugüne kadar gördüğü ikinci en yüksek Nisan-Haziran geliri. Geçen yılın 16,28 milyar dolarının altında kaldı, 2024’ün 15,02 milyar dolarının ise hâlâ üstünde. Pandemiden bu yana her yıl bir öncekini geçen seri bu yıl ilk kez bir mola verdi. Olan bu.

Bu çeyreğin takvimdeki yerini de unutmamak lazım. Turizmin asıl yükünü Temmuz, Ağustos ve Eylül taşıyor; yıllık gelirin üçte birinden fazlası o üç aydan geliyor. Nisan-Haziran ise sezonun açılışı. Sahil otelleri Nisan sonunda kapılarını açıyor, Mayıs’ta erken rezervasyonla gelen aileler ve emekli grupları geliyor, Haziran’da Avrupa’da okullar kapanmaya başlayınca ilk büyük dalga başlıyor. Bizim tarafta, yani kongre ve etkinlik tarafında ise bu üç ay yılın en yoğun dönemi. Şehir otellerinin salonları dolu, klinikler dolu, İstanbul’da hafta sonu kaçamakları sürüyor.

Yani bu çeyrek sezonun nasıl geçeceğine dair ilk işareti veriyor. Bu yüzden düşüşü ne küçümsemek ne de büyütmek doğru bence. Rakam hâlâ yüksek ama yönü değişmiş. Yön değişince de neyin değiştiğine bakmak gerekiyor.

Daha az ziyaretçi, kişi başına daha çok harcamaNisan-Haziran 2026, bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim.
Ziyaretçi sayısı
−%5,1
Turizm geliri
−%2,6
Ziyaretçi başına harcama
+%2,5
Gecelik ortalama harcama
+%2,8
Ortalama geceleme
+%0,6
Tablo olarak göster
Gösterge2025 II. Ç.2026 II. Ç.Değişim
Ziyaretçi sayısı16,41 milyon kişi15,58 milyon kişi−%5,1
Turizm geliri16,28 milyar $15,87 milyar $−%2,6
Ziyaretçi başına harcama981 $1.005 $+%2,5
Gecelik ortalama harcama110 $113 $+%2,8
Ortalama geceleme9,4 gece9,5 gece+%0,6

Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026 (31 Temmuz 2026).

Daha az kişi geldi, gelen daha çok harcadı

Bir yıl önce bu dönemde 16,41 milyon ziyaretçi gelmişti, bu yıl 15,58 milyon. Aşağı yukarı 830 bin kişi eksik. Gelir ise ziyaretçi kadar düşmedi, çünkü gelen kişi başına daha fazla harcadı. Ziyaretçi başına ortalama harcama 981 dolardan 1.005 dolara, gecelik harcama 110 dolardan 113 dolara çıktı. Kalış süresi de az da olsa uzadı, 9,4 geceden 9,5 geceye.

Benim şahsi kanaatim, turizmde en çok konuşulması gereken rakam ziyaretçi sayısı değil, kişi başı harcama. Ziyaretçi sayısıyla büyümenin bir sınırı var; otelin yatağı, havalimanının pisti, şehrin sokağı bir yere kadar taşıyor. Kişi başı harcama ise aynı kapasiteden daha fazla değer çıkarabildiğimizi gösteriyor. Yıllardır “çok turist geliyor ama az harcıyor” diye dertlenen bir sektör için bu çeyrekte sevinilecek bir şey de var yani.

Ama burada durmamak lazım. Kişi başı harcamanın artması misafirin daha çok şey yaptığını da gösterebilir, aynı şeye daha çok ödediğini de. Bu tabloya bakarak hangisi olduğunu söyleyemeyiz. Bunun için harcamanın içine girmek gerekiyor. TÜİK bu kırılımı da yayımlıyor ve bence bu çeyreğin en çok şey anlatan tablosu o.

Hizmete harcama arttı, mala harcama azaldıZiyaretçi harcamaları türlerine göre, Nisan-Haziran 2026, bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim.
Konaklama
+%11,7
Türkiye içi ulaştırma
+%11,4
Sağlık
+%11,2
Yeme içme
+%5,2
Paket tur (ülkede kalan pay)
−%5,5
Uluslararası ulaştırma (yerli firmalar)
−%6,1
Hediyelik eşya
−%13,9
Spor, eğitim, kültür
−%16,6
Diğer harcamalar
−%20,9
Giyim ve ayakkabı
−%21,9
Tablo olarak göster
Harcama türü2025 II. Ç.2026 II. Ç.Değişim
Konaklama1,58 milyar $1,77 milyar $+%11,7
Türkiye içi ulaştırma0,73 milyar $0,82 milyar $+%11,4
Sağlık0,75 milyar $0,83 milyar $+%11,2
Yeme içme3,13 milyar $3,29 milyar $+%5,2
Paket tur (ülkede kalan pay)4,99 milyar $4,72 milyar $−%5,5
Uluslararası ulaştırma (yerli firmalar)2,06 milyar $1,94 milyar $−%6,1
Hediyelik eşya0,59 milyar $0,51 milyar $−%13,9
Spor, eğitim, kültür0,17 milyar $0,14 milyar $−%16,6
Diğer harcamalar0,47 milyar $0,38 milyar $−%20,9
Giyim ve ayakkabı1,56 milyar $1,22 milyar $−%21,9

Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026 (31 Temmuz 2026).

Para mağazadan çıkıp otele ve sofraya gitti

Harcama türlerini alt alta koyunca tablo iki gruba ayrılıyor. Ayrım o kadar net ki ilk gördüğümde bir daha kontrol ettim.

Hizmetlerin hepsi artmış. Konaklama harcaması 1,58 milyar dolardan 1,77 milyar dolara çıkarak %11,7 arttı. Türkiye içindeki ulaşım %11,4, sağlık %11,2, yeme içme %5,2 yükseldi. Yeme içme 3,29 milyar dolarla misafirin kişisel harcamalarının hâlâ en büyük kalemi; ziyaretçi gelirinin beşte birinden fazlası sofrada bırakılıyor. (Mutfağımızın hakkını veren bir rakam varsa, bence o da bu.)

Malların hepsi azalmış. Giyim ve ayakkabı harcaması 1,56 milyar dolardan 1,22 milyar dolara inerek %21,9 geriledi. Hediyelik eşya %13,9, diğer harcamalar %20,9 azaldı. Bu üç kalemin toplamı bir yılda 2,63 milyar dolardan 2,11 milyar dolara indi.

Şimdi şu iki rakamı yan yana koyalım. Bu çeyrekte ziyaretçilerden elde edilen gelir toplam 439 milyon dolar azaldı. Mal harcamalarındaki düşüş ise tek başına 522 milyon dolar.

Bu çeyrekte kaybedilen gelirin tamamından daha büyük bir tutar, mağazalarda harcanmayan paradan geliyor.

İşin ilginç yanı, alışveriş için gelen insan azalmamış. Ana amacı alışveriş olan ziyaretçi sayısı 921 binden 931 bine çıkmış. Yani müşteri gelmiş ama sepeti küçülmüş. Laleli’de, Osmanbey’de, Kapalıçarşı’da ya da sınır illerinin çarşılarında bir esnafa sorsanız muhtemelen “müşteri var ama eskisi gibi almıyor” der. Rakamlar da aşağı yukarı bunu söylüyor.

Paket turlar ise ziyaretçi sayısıyla neredeyse aynı oranda, %5,5 azalmış. Seyahatini kendi planlayan misafirin kişisel harcamaları toplamda %1,5 düşmüş ama içi değişmiş; otele, restorana ve şehir içi ulaşıma giden pay büyümüş, mağazaya giden pay küçülmüş. Antalya’da tur otobüsünün uğradığı deri, halı ve takı mağazası düzeniyle yaşayan işletmelerin bu iki eğilimi birlikte okuması gerekiyor bence. Misafirin parası hâlâ burada, ama artık rehberin götürdüğü tezgâhta değil, kendi seçtiği masada ve odada harcanıyor.

İş ve sağlık amaçlı gelişler belirgin gerilediÇıkış yapan ziyaretçiler geliş nedenine göre, Nisan-Haziran 2026, bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim.
Gezi, eğlence, spor ve kültür
−%4,8
Akraba ve arkadaş ziyareti
−%5,8
Alışveriş
+%1,2
İş (konferans, toplantı, görev)
−%19,2
Sağlık ve tıbbi nedenler
−%31,2
Tablo olarak göster
Geliş nedeni2025 II. Ç.2026 II. Ç.Değişim
Gezi, eğlence, spor ve kültür11,67 milyon kişi11,11 milyon kişi−%4,8
Akraba ve arkadaş ziyareti2,75 milyon kişi2,59 milyon kişi−%5,8
Alışveriş921 bin kişi931 bin kişi+%1,2
İş (konferans, toplantı, görev)433 bin kişi350 bin kişi−%19,2
Sağlık ve tıbbi nedenler379 bin kişi261 bin kişi−%31,2

Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri, II. Çeyrek: Nisan-Haziran 2026 (31 Temmuz 2026).

İş ve sağlık tarafını ayrıca konuşmak lazım

Gelenlerin %71,3’ü yine gezi, eğlence, spor ve kültür için geldi. Bu grup %4,8, akraba ve arkadaş ziyaretine gelenler %5,8 azaldı; ikisi de genel düşüşle uyumlu. Ama iki grup ortalamanın çok altında kaldı.

Birincisi iş amaçlı gelenler. Konferans, toplantı ve görev için gelenler 433 binden 350 bine inerek %19,2 azaldı. Kongre ve etkinlik tarafında çalışan biri olarak bu çeyreğin beni en çok düşündüren satırı bu oldu. Nisan, Mayıs ve Haziran bizim için yılın en yoğun ayları. Sahil sezonu tam başlamamışken otelleri hafta içi dolduran, kişi başı harcaması en yüksek misafir bu. Beş iş misafirinden birinin eksilmesi İstanbul’un ve Antalya’nın kongre otellerinde mutlaka hissedilmiştir.

Ama tek çeyrekten hüküm çıkarmak için erken. Bizim işte uluslararası kongreler çoğu zaman iki üç yıl önceden, dernekler ve onlarla çalışan kongre organizasyon şirketleri tarafından karara bağlanıyor ve ülkeler arasında dönüşümlü dolaşıyor. Bir yıl büyük bir kongre Türkiye’ye gelip ertesi yıl başka bir ülkeye gidince rakam kendiliğinden düşüyor. Yani bugünkü düşüş, bugün yapılan bir şeyden çok birkaç yıl önce verilen adaylık kararlarının yansıması olabilir. Aynı mantık tersinden de işliyor: önümüzdeki yılların iş turizmi, bugün hangi kongrelere aday olduğumuza bağlı. Otellerin satış ekiplerine, DMC’lere ve kongre organizasyon şirketlerine tavsiyem, üçüncü çeyrek verisinde bu satıra ayrıca bakmaları.

İkincisi sağlık. Ana geliş nedeni sağlık olan ziyaretçi sayısı 379 binden 261 bine inerek %31,2 azaldı. Buna karşılık ziyaretçilerin sağlık harcaması %11,2 artarak 834 milyon dolara çıktı. Daha az kişi, daha çok para. Gelen hastanın daha kapsamlı tedaviler için geldiğini düşündürüyor. Yine de dikkatli olmak lazım, çünkü geliş nedeni sınır kapısında ankete cevap veren ziyaretçinin kendi beyanı. Tedaviye gelip “gezmeye geldim” diyen de var, gezmeye gelip dişini yaptıran da. Sağlık harcaması ise geliş nedeni ne olursa olsun herkesin klinikte, hastanede bıraktığı parayı kapsıyor. İki rakamın ters yöne gitmesi, sağlık turizminin kişi sayısından çok tutar üzerinden büyüdüğünü gösteriyor olabilir.

Yurt dışındaki vatandaşlarımız daha az geldi, biz daha çok gittik

Ziyaretçi istatistiğinin önemli bir parçası yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız. Bu çeyrekte 2,53 milyon kişiyle toplam ziyaretçinin %16,2’sini oluşturdular. Geçen yıl 2,68 milyondu; düşüş %5,6. Bıraktıkları gelir de 2,65 milyar dolardan 2,44 milyar dolara indi. Gecelik harcamaları ise 73 dolardan 79 dolara çıktı. Genel tablonun aynısı: daha az kişi, gecesine daha çok harcama.

Bu grubun %60’ı her zaman olduğu gibi akraba ve arkadaş ziyareti için geliyor. Bayram ve okul tatili takvimine çok bağlılar; bayramın hangi aya denk geldiği, Avrupa’daki okulların ne zaman kapandığı bu grubun rakamını bir çeyrekten ötekine kaydırabiliyor. O yüzden bu düşüşü yılın tamamını görmeden yorumlamak istemiyorum.

Madalyonun öbür yüzünde de bizim yurt dışı seyahatlerimiz var. Türkiye’de yaşayıp bu çeyrekte yurt dışına giden vatandaş sayısı %16,5 artarak 3,43 milyon kişiye ulaştı. Turizm gideri %7,4 artarak 2,96 milyar dolar oldu. Kişi başı harcama ise 936 dolardan 863 dolara düştü. Yani daha çok kişi gidiyor ama daha kısa ve daha hesaplı gidiyor. Balkanlar’a uzun hafta sonu, vizesiz bir ülkeye üç gecelik şehir turu, Kurban Bayramı’nda yakın bir başkent. Seyahat acentelerinin vitrininde son iki yıldır gördüğümüz ürünler bunlar.

Gelirden gideri düşünce kalan net turizm dengesi bu çeyrekte 12,90 milyar dolar oldu. Geçen yıl 13,52 milyar dolardı. Aradaki fark bir yanda gelirdeki hafif düşüşten, öbür yanda bizim artan yurt dışı seyahatimizden geliyor.

Haziran zayıf kaldı, ilk yarı ise neredeyse yatay

Peki düşüş üç aya eşit mi dağıldı? Hayır. Nisan’da gelir %2,3, Mayıs’ta %1,1 azaldı. Haziran’da ise düşüş %4,0’a çıktı. Ziyaretçi sayısında da aynı sıra var: Nisan’da %4,4, Mayıs’ta %3,3, Haziran’da %7,0. Haziran ikinci çeyreğin en büyük ayı ve sezonun asıl ivmesinin başladığı ay. En sert düşüşün orada olması, üçüncü çeyrek verisini benim için daha da merak edilir hale getiriyor.

Öte yandan yılın ilk yarısına bütün olarak bakınca tablo çok daha sakin. İlk çeyrekte gelir yaklaşık %4 artmıştı. İki çeyrek birlikte 25,75 milyar dolar ediyor; geçen yılın ilk yarısı 25,78 milyar dolardı. Fark 30 milyon dolar civarında, oransal olarak binde bir. Yani 2026’nın ilk altı ayı, geçen yılın ilk altı ayıyla neredeyse aynı yerde kapandı. Kışın kazandığımızı baharda geri verdik.

Sonuçta

Bu çeyreği tek cümleyle anlatmam istense şöyle derdim: daha az misafir geldi, gelen kişi başına daha çok harcadı ama parasını eskisinden farklı yerlere bıraktı. Otel, restoran, şehir içi ulaşım ve klinik kazandı; mağaza, tezgâh ve çarşı kaybetti.

Kişi başı harcamanın artması yıllardır istediğimiz bir şeydi ve bu çeyrekte oldu. Ama aynı dönemde alışverişin bu kadar hızlı küçülmesi bu kazancın bir kısmını götürdü. Alışveriş turizmini yalnızca mağazanın işi olarak görmekten vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Misafirin şehirde geçirdiği günün bir parçası o; çarşının, sokağın, ürünün hikâyesinin misafire nasıl anlatıldığı da bu işin içinde.

İş ve sağlık amaçlı gelişlerdeki düşüş üçüncü çeyrekte de sürerse, bunu artık bir dönemlik dalgalanma diye geçiştiremeyiz. Temmuz-Eylül verisi 30 Ekim’de açıklanacak. Yılın asıl yükünü o üç ay taşıdığı için, 2026’nın turizmde nasıl bir yıl olacağını büyük ölçüde o bülten gösterecek. Ben de o gün yine tabloları açıp oturacağım.

Misafirin parası mağazadan masaya ve odaya kayıyorsa, şehirlerimizdeki ürün bu kaymayı karşılayacak çeşitlilikte mi?

İlgili Yazılar