İçindekiler
Ocak, Şubat ve Mart. Antalya’da sahil otellerinin çoğu kapalı, Bodrum’un sokakları sakin, Kapadokya’da balonlar hava izin verdikçe kalkıyor. Turizm deyince kimsenin aklına gelmeyen mevsim. Ama 2026’nın ilk üç ayında Türkiye turizmden 9,88 milyar dolar gelir elde etti. Evet, doğru okudunuz: bu, bir ilk çeyrekte bugüne kadar görülen en yüksek rakam.
Küçük bir not düşeyim. TÜİK bu veriyi 30 Nisan’da açıkladığında manşet %4,2’lik artıştı. Temmuz’daki ikinci çeyrek bülteniyle ilk çeyrek rakamları küçük bir revizyondan geçti; gelir 9,90 milyar dolardan 9,88 milyar dolara, artış da %4,1’e indi. Ben aşağıda hep bu güncel rakamları kullandım. Ziyaretçi sayısı ise %1,5 artarak 9,26 milyon kişi oldu.
İlk bakışta tertemiz bir tablo: daha çok gelen, daha çok harcayan. Ama tabloların içine girince, ziyaretçinin kim olduğuna ve parasını nereye bıraktığına bakınca, bu artışın içinden iki ayrı hikâye çıkıyor.
Tablo olarak göster
| Yıl | I. çeyrek turizm geliri | Önceki yıla göre |
|---|---|---|
| 2015 | 5,05 milyar $ | |
| 2016 | 4,24 milyar $ | −%16,0 |
| 2017 | 3,43 milyar $ | −%19,1 |
| 2018 | 4,55 milyar $ | +%32,5 |
| 2019 | 4,84 milyar $ | +%6,6 |
| 2020 | 4,84 milyar $ | −%0,0 |
| 2021 | 2,67 milyar $ | −%44,9 |
| 2022 | 6,37 milyar $ | +%138,6 |
| 2023 | 8,45 milyar $ | +%32,7 |
| 2024 | 8,95 milyar $ | +%5,9 |
| 2025 | 9,49 milyar $ | +%6,1 |
| 2026 | 9,88 milyar $ | +%4,1 |
Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri. I. çeyrek 2026 değerleri, 31 Temmuz 2026 bülteniyle revize edilmiş halleridir.
Kış artık takvimde boş bir sayfa değil
Bu çizginin ne kadar değiştiğini görmek için 2017’ye bakmak yetiyor. O yıl Ocak-Mart döneminin turizm geliri 3,43 milyar dolardı. Bugün neredeyse üç katı. 2020 ve 2021’deki pandemi kırılmasını saymazsak, ilk çeyrek geliri 2017’den bu yana her yıl bir öncekinin üzerine çıktı.
Peki kışın kim geliyor? Aslında tek bir cevabı yok; kışı dolduran, yıllar içinde sessizce büyümüş birkaç ayrı ürün var. İstanbul’un şehir turizmi kış boyunca sürüyor; müzeler, restoranlar ve kısa hafta sonu kaçamakları mevsim tanımıyor. Sağlık turizmi takvime bakmıyor; saç ekimi, diş ve estetik için gelen misafir kışı da tercih ediyor. Uludağ, Kartalkaya, Erciyes ve Palandöken kayak sezonunu taşıyor. Afyon’dan Bursa’ya termal oteller yılın en dolu dönemini yaşıyor.
Bizim işin de bir kışı var. Antalya’da Belek’in golf sahaları ve büyük otellerin kongre salonları kışın da çalışıyor; tıp kongrelerinin önemli bir kısmı bu aylarda yapılıyor. (Ocak’ta Antalya’da uygun tarihte büyük bir kongre salonu bulmanın bazen Temmuz’da deniz kenarında oda bulmaktan zor olduğunu bu işi yapanlar bilir.) Sahil sezonu kapandığında otelin ışığını açık tutan çoğu zaman bu toplantılar.
Kışı Alanya’da, Side’de, Kemer’de geçiren Avrupalı emekliler de sessizce büyüyen bir grup. Ekim sonunda gelip Nisan’a kadar kalan, uzun konaklama fiyatıyla açık kalan birkaç otelde ya da kiraladıkları dairelerde yaşayan, sabah sahilde yürüyüp öğlen pazara giden insanlar. Sayıları yazın gelen kalabalığın yanında küçük. Ama kaldıkları her ay yerel ekonomiye para bırakıyorlar; kış boyunca açık kalan restoranın, eczanenin, kuaförün müşterisi oluyorlar.
Bu ürünlerin hiçbiri tek başına büyük değil. Hepsi birlikte ise sahil sezonunun kapandığı aylarda turizmi ayakta tutan bir taban oluşturuyor. Bana sorarsanız, yeni yatak kurmadan gelir artırmanın en sağlıklı yolu sezon dışını büyütmek. İlk çeyrek rakamları da bu yolda ilerlediğimizi gösteriyor.
Tablo olarak göster
| Gösterge | 2025 I. Ç. | 2026 I. Ç. | Değişim |
|---|---|---|---|
| Yabancı ziyaretçi sayısı | 6,90 milyon kişi | 6,88 milyon kişi | −%0,3 |
| Yurt dışında yaşayan vatandaş sayısı | 2,22 milyon kişi | 2,38 milyon kişi | +%7,1 |
| Yabancılardan elde edilen gelir | 7,12 milyar $ | 7,20 milyar $ | +%1,1 |
| Vatandaşlardan elde edilen gelir | 2,20 milyar $ | 2,47 milyar $ | +%12,5 |
Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri. I. çeyrek 2026 değerleri, 31 Temmuz 2026 bülteniyle revize edilmiş halleridir.
Artışı yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız getirdi
Peki ama bu artışı kim getirdi? Toplam ziyaretçi sayısının içine bakınca tablo değişiyor. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sayısı 2,22 milyondan 2,38 milyona çıkarak %7,1 arttı. Yabancı ziyaretçi sayısı ise 6,90 milyondan 6,88 milyona indi. Yani yabancı ziyaretçi bu kış yerinde saydı, hatta çok az geriledi.
Gelirde de aynı ayrım var. Ziyaretçilerden elde edilen gelir bir yılda 355 milyon dolar arttı. Bunun 274 milyon doları yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan geldi; onların bıraktığı gelir %12,5 artarak 2,47 milyar dolara çıktı. Yabancılardan elde edilen gelir ise yalnızca %1,1 arttı.
Ocak-Mart döneminde ziyaretçi gelirindeki artışın dörtte üçünden fazlası yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdan geldi.
Bu grup ilk çeyrekte toplam ziyaretçinin dörtte birini oluşturuyor; yazın bu pay çok daha düşük. Üçte ikisi akraba ve arkadaş ziyareti için geliyor. Ama bu yıl gezi amacıyla gelenleri %9,9 arttı, geceleri başına harcamaları da 67 dolardan 72 dolara çıktı. Yani sadece aile evinde kalan bir ziyaretçi değil bu; otelde kalan, şehir gezen, restoranda yiyen bir misafir de var içinde.
Açık konuşayım, sektörün bu gruba bakışını hep biraz eksik buldum. Yurt dışında yaşayan vatandaşımız çoğu zaman “zaten gelen” diye görülüyor; biletini kendi alıyor, akrabasında kalıyor, ona ayrıca bir ürün sunmaya gerek yokmuş gibi. Oysa bu kışın verisi, bu misafirin turizm gelirinin istikrarlı ve büyüyen bir ayağı olduğunu gösteriyor. Termal otellerin, şehir otellerinin ve tur acentelerinin bu gruba yönelik paketleri, özellikle yarıyıl tatilinde ve bayramlarda, bence hâlâ olması gerekenden az.
Yabancı tarafındaki durgunluğu da not etmek lazım. Yabancı ziyaretçi başına harcama biraz artmış, 1.032 dolardan 1.047 dolara çıkmış; ama sayı artmamış. Yukarıdaki grafikteki uzun yükselişin sürmesi için kış ürünlerinin yabancı pazarda da büyümesi gerekiyor.
Tablo olarak göster
| Harcama türü | 2025 I. Ç. | 2026 I. Ç. | Değişim |
|---|---|---|---|
| Konaklama | 1,04 milyar $ | 1,26 milyar $ | +%21,2 |
| Sağlık | 0,64 milyar $ | 0,75 milyar $ | +%15,9 |
| Yeme içme | 2,30 milyar $ | 2,61 milyar $ | +%13,7 |
| Türkiye içi ulaştırma | 0,55 milyar $ | 0,60 milyar $ | +%8,6 |
| Uluslararası ulaştırma (yerli firmalar) | 1,48 milyar $ | 1,53 milyar $ | +%3,2 |
| Paket tur (ülkede kalan pay) | 1,22 milyar $ | 1,22 milyar $ | +%0,5 |
| Giyim ve ayakkabı | 1,13 milyar $ | 0,98 milyar $ | −%13,8 |
| Hediyelik eşya | 0,45 milyar $ | 0,38 milyar $ | −%16,7 |
| Spor, eğitim, kültür | 0,14 milyar $ | 0,10 milyar $ | −%25,1 |
| Diğer harcamalar | 0,36 milyar $ | 0,24 milyar $ | −%32,1 |
Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri. I. çeyrek 2026 değerleri, 31 Temmuz 2026 bülteniyle revize edilmiş halleridir.
Misafir parasını odada ve sofrada harcadı
Harcama türleri bu çeyrekte çok net bir tablo çiziyor. Konaklama harcaması 1,04 milyar dolardan 1,26 milyar dolara çıkarak %21,2 arttı. Sağlık %15,9, yeme içme %13,7 arttı. Yeme içme 2,61 milyar dolarla bu dönemde ziyaretçi gelirinin en büyük kalemi; gelirin %27’si sofrada harcanıyor. Kış misafiri, yazın her şey dahil otelde kalan misafirden farklı. Şehirde dolaşıyor, dışarıda yiyor, harcamasını kendi seçiyor. Yeme içmenin payını yükselten de bu.
Paket tur harcamaları ise yalnızca %0,5 arttı ve 1,22 milyar dolarda kaldı. Kışın paket turun ağırlığı zaten düşük; ziyaretçi harcamasının sekizde biri kadar. Artışın neredeyse tamamı, seyahatini kendi düzenleyen misafirin kişisel harcamalarından geldi. Bu da bana şunu söylüyor: kış ürünü tur operatörünün kataloğundan çok, misafirin kendi araştırıp bulduğu otel, restoran ve klinik üzerinden satılıyor. Kışın görünür olmak isteyen bir işletme için anlamı açık; misafir onu bir paketin içinde değil, kendi aramasında buluyor.
Mallara yapılan harcama ise geriledi. Giyim ve ayakkabı %13,8, hediyelik eşya %16,7, diğer harcamalar %32,1 azaldı. Üç kalemin toplamı 1,95 milyar dolardan 1,60 milyar dolara indi; 347 milyon dolarlık bir düşüş. Hizmet harcamalarındaki artış bunu fazlasıyla karşıladı ama mağaza tarafının kaybı küçük değil.
Bu kaymanın ilk işareti Ocak-Mart verisinde görülüyor. Nisan-Haziran’da aynı eğilim büyüyerek sürdü; ikinci çeyrekte mal harcamalarındaki düşüş, toplam gelir düşüşünden bile büyüktü. Bugünden geriye bakınca, ilk çeyrekteki bu tablonun bir dönemlik dalgalanma değil, yerleşmeye başlayan bir alışkanlık olduğunu söyleyebiliriz.
Beni asıl düşündüren kalem ise başka: spor, eğitim ve kültür harcaması. 139 milyon dolardan 104 milyon dolara inerek %25,1 azaldı. Tutar olarak küçük, oran olarak büyük bir düşüş. Müze, konser, maç, festival, kurs gibi harcamaların bu kalemde toplandığını düşünürsek, kışın şehirde etkinlik ve kültür ürünü sunan herkesin bu satıra bakması gerekiyor. Etkinlik işinin içinden biri olarak şunu söyleyebilirim: konaklamaya ve yemeğe daha çok harcayan misafirin bir bilete daha az harcaması, şehirlerimizin kış etkinlik takviminin misafire yeterince ulaşmadığını gösteriyor olabilir.
Tablo olarak göster
| Geliş nedeni | 2025 I. Ç. | 2026 I. Ç. | Değişim |
|---|---|---|---|
| Gezi, eğlence, spor ve kültür | 4,79 milyon kişi | 5,12 milyon kişi | +%6,9 |
| Akraba ve arkadaş ziyareti | 2,44 milyon kişi | 2,48 milyon kişi | +%1,8 |
| Alışveriş | 935 bin kişi | 757 bin kişi | −%19,1 |
| İş (konferans, toplantı, görev) | 381 bin kişi | 345 bin kişi | −%9,6 |
| Sağlık ve tıbbi nedenler | 354 bin kişi | 302 bin kişi | −%14,7 |
Kaynak: TÜİK, Turizm İstatistikleri. I. çeyrek 2026 değerleri, 31 Temmuz 2026 bülteniyle revize edilmiş halleridir.
Geziye gelen arttı, alışverişe gelen azaldı
Geliş nedenlerinde de harcama tablosunun bir benzeri var. Gezi, eğlence, spor ve kültür amacıyla gelenler %6,9 artarak 5,12 milyon kişiye çıktı; toplam ziyaretçinin %55,3’ü bu amaçla geldi. Akraba ve arkadaş ziyareti %1,8 arttı.
Ana amacı alışveriş olan ziyaretçi sayısı ise 935 binden 757 bine inerek %19,1 azaldı. Bu grup kışın toplam ziyaretçinin %8’ini oluşturuyor, yani yazın olduğundan daha ağırlıklı. İstanbul’un toptan çarşılarından sınır illerinin pazarlarına kadar mal almak için gelen misafirler bunlar. Mal harcamalarındaki düşüşün bir kısmının doğrudan bu gruptaki azalmadan geldiğini düşünüyorum.
İş amaçlı gelenler %9,6, sağlık amaçlı gelenler %14,7 azaldı. Sağlıkta yine aynı ikilik var: sağlık için gelen kişi azalırken sağlık harcaması %15,9 arttı. Kişi sayısı, ankette verilen ana geliş nedenine dayanıyor; harcama ise bütün ziyaretçilerin klinikte ve hastanede bıraktığı parayı kapsıyor. Bunu akılda tutmak lazım. Yine de iki rakamın ters yönde gitmesi, bu alanda daha az kişiden daha fazla gelir elde edildiğine işaret ediyor.
Yurt dışına daha çok çıktık, daha az harcadık
Gelen tarafın yanında giden taraf da bu çeyrekte ilginç. Türkiye’de yaşayıp yurt dışına giden vatandaş sayısı %13,1 artarak 2,94 milyon kişiye ulaştı. Buna karşılık turizm gideri %9,1 azalarak 2,22 milyar dolara indi. Kişi başı harcama 943 dolardan 758 dolara, ortalama kalış 11,2 geceden 9 geceye düştü.
Gezi amacıyla yurt dışına gidenlerin sayısı bir yılda %26,3 arttı. Daha çok kişi çıktı ama her biri daha az gece kaldı, daha az harcadı. Yarıyıl tatilinin bu tabloda payı büyük; okulların kapandığı iki hafta, ailelerin yurt dışına çıkmak için en kolay bulduğu zaman.
Gelirin artıp giderin azalması net turizm dengesine de yaradı. Ocak-Mart döneminde gelirden gider düşüldükten sonra kalan tutar 7,05 milyar dolardan 7,66 milyar dolara çıktı.
Ocak hızlı başladı, Mart’a doğru yavaşladı
Çeyreği aylara bölünce önemli bir şey görünüyor. Ocak’ta turizm geliri %9,3, ziyaretçi sayısı %5,3 arttı. Şubat’ta gelir artışı %0,9’a indi, ziyaretçi sayısı %1,1 azaldı. Mart’ta gelir %1,1 arttı, ziyaretçi sayısı %0,3 azaldı.
Yani ilk çeyreğin artışının büyük bölümü Ocak’tan geliyor. Şubat ve Mart’ta ziyaretçi sayısı bir önceki yılın gerisine düşmeye başlamıştı bile; gelir ise yalnızca kişi başı harcamanın artmasıyla küçük bir artı tutturabildi. Nisan’dan itibaren ziyaretçi tarafındaki bu yavaşlama gelire de yansıdı ve ikinci çeyrek düşüşle kapandı. Bugünden bakınca, Şubat ve Mart’ın o dönüşün ilk işaretlerini verdiğini görmek mümkün.
Sonuçta
2026’nın ilk çeyreği, kış turizminin Türkiye için ne kadar büyüdüğünü bir kez daha gösterdi. Ocak-Mart artık yaklaşık 10 milyar dolarlık bir sezon. Ama bu büyümede belirleyici olan yabancı ziyaretçi değil, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız oldu; yabancı tarafta sayı bu kış artmadı.
Harcama tarafında ise yılın geri kalanına uzanacak bir eğilim başladı. Misafir parasını odaya, sofraya ve kliniğe daha çok, mağazaya ve bilete daha az bıraktı. Kış ürününü büyütmek isteyen bir şehrin, otel ve restoranın ötesine geçip misafirin gününü dolduracak etkinliği, kültürü ve alışverişi birlikte düşünmesi gerekiyor. Biz etkinlik tarafında kışı çoğu zaman “ölü sezon” diye geçiyoruz; bu rakamlar bana o kışın aslında doldurulmayı bekleyen bir takvim olduğunu söylüyor.
İlk çeyreğin güçlü başlangıcı ikinci çeyrekte tersine döndü ve yılın ilk yarısı geçen yılla neredeyse aynı yerde kapandı. 30 Ekim’de gelecek Temmuz-Eylül verisiyle yılın nereye gittiği çok daha net görünecek.
Kışın gelen yabancı misafir sayısı yerinde sayarken, şehirlerimiz sezon dışında ona sunacak yeni bir sebep üretebiliyor mu?


