Yerel Yönetimlerde Etkinlik: Bir “Program” Değil, Bir Yönetim Dilidir

Belediyelerde etkinlik bir program maddesi değil, yönetim dilidir. Kalabalık yerine dağılım, süreklilik ve kurumsal hafıza neden daha önemli?

Mertcan Tekin 4 dk okuma
Belediye etkinlikleri
İçindekiler
  1. Vatandaş yönetimi belgelerden değil, sokaktan okuyor
  2. Etkinlik, iyi yönetildiğinde görünmeyen işi de anlatır
  3. Kalabalık, tek başına başarı değil
  4. Dağılım, içeriğin kendisinden daha çok konuşulur
  5. Niyet anlaşılır olduğunda her şey kolaylaşıyor
  6. Süreklilik, büyüklükten daha değerli
  7. Ekip gidince kurumsal hafıza da gidiyor
  8. Sonuçta

Belediyelerde etkinlik konusu genellikle takvim üzerinden konuşuluyor.

Yılbaşında bir program çıkarılıyor. Anma günleri, yerel festivaller, ramazan etkinlikleri, yaz konserleri, açılışlar.

Takvim doluyor.

Sonra yıl sonunda kaç etkinlik yapıldığı sayılıyor.

Bu yaklaşımın sorunu şu: Etkinlikleri birbirinden bağımsız işler olarak görüyor.

Oysa vatandaş onları tek tek görmüyor.

Toplamına bakıyor.

Vatandaş yönetimi belgelerden değil, sokaktan okuyor

Bir belediyenin yaptığı işlerin büyük bölümü görünmüyor.

Altyapı yenileniyor, kanalizasyon hattı değiştiriliyor, imar planı çalışılıyor, sosyal yardım dağıtılıyor, denetim yapılıyor.

Bunlar belediyeciliğin omurgası.

Ve neredeyse hiçbiri gözle görülmüyor.

Vatandaşın yönetimle doğrudan temas ettiği anlar ise sınırlı. Bir işlem için binaya gittiğinde, bir sorun yaşadığında ve sokakta bir şeyle karşılaştığında.

Etkinlikler bu üçüncü kategoride.

Yani belediyenin kendini anlattığı değil, kendini gösterdiği anlar.

Çünkü bir etkinlikte her şey görünüyor.

Alanın düzeni görünüyor. Görevlilerin tavrı görünüyor. Tuvaletin temizliği görünüyor. Engelli erişiminin düşünülüp düşünülmediği görünüyor. Kalabalık yönetiminin planlanıp planlanmadığı görünüyor.

Bir vatandaş bir belediyenin işini ciddiye alıp almadığını, çoğu zaman bir festival alanında anlıyor.

Etkinlik, iyi yönetildiğinde görünmeyen işi de anlatır

Bunu sahada sık gördüm.

Bir belediye yıllarca ciddi altyapı yatırımı yapmış olabilir. Ama bunu anlatmak zor. Çünkü konu teknik, sonuç görünmüyor ve kimse kanalizasyon hattıyla ilgilenmiyor.

Buna karşılık iyi organize edilmiş bir etkinlik, o teknik yetkinliği dolaylı olarak gösteriyor.

İnsan düzenli işleyen bir organizasyonun içinde dolaşırken şunu düşünüyor: Bu ekip işini biliyor.

Bu his, hiçbir faaliyet raporunun kuramayacağı bir izlenim.

Tersi de geçerli.

Kötü yönetilmiş bir etkinlik, o belediyenin bütün işleri hakkında olumsuz bir izlenim üretebiliyor.

Girişte yığılma, yetersiz tuvalet, kayıp çocuk anonsu yapamayan bir ses sistemi, dağılırken oluşan trafik.

İnsanlar bunları organizasyon hatası olarak değil, yönetim biçimi olarak okuyor.

Kalabalık, tek başına başarı değil

Etkinliklerde en sık kullanılan başarı ölçütü katılım sayısı.

Meydan doldu mu, kaç kişi geldi, ne kadar kalabalıktı?

Bu ölçüt yanıltıcı.

Çünkü kalabalık, bir etkinliğin ilk sonucu.

Zor olan, o kalabalıktan bir sonuç çıkarmak.

Bir etkinlik sonrasında sorulması gereken sorular bence şunlar:

Kimler geldi? Yalnızca merkezde oturanlar mı, yoksa uzak mahallelerden de gelen oldu mu?

İnsanlar ne kadar kaldı?

Alandan memnun ayrıldılar mı?

Bir dahaki sefere gelmek isterler mi?

Ve en önemlisi: Bu etkinlik hangi ihtiyacı karşıladı?

Hangi ihtiyacı karşıladığı söylenemeyen bir etkinlik, takvimdeki bir program maddesinden öteye geçmiyor.

Dağılım, içeriğin kendisinden daha çok konuşulur

Yerel yönetimlerde etkinliklerin en hassas tarafı bence içerik değil, dağılım.

Bir şehrin bütün bölgelerine etkinlik ulaştırmak, içerik kadar konuşulan bir konu.

İnsanlar bunu erişim meselesi olarak okuyor.

Çünkü herkese sunulan bir hizmetin dağılımı, hizmetin kendisi kadar önemli.

Merkezde yapılan bir etkinliğe uzak mahalledeki bir aile ulaşamıyorsa, o hizmetten yararlanamıyor demektir.

Bu yüzden etkinlik planlamasında haritaya bakmak, takvime bakmak kadar gerekli.

Hangi mahalle yılda kaç etkinlik gördü? Hangi bölgede hiçbir şey yapılmadı? Ulaşım imkânı olmayan yerlere ne planlandı?

Bu veriye bakmak, etkinlik planlamasının en değerli adımlarından biri.

Niyet anlaşılır olduğunda her şey kolaylaşıyor

Vatandaş, bir etkinliğe geldiğinde kendiliğinden bir soru soruyor: Bu etkinlik bize ne için yapıldı?

Bu soru kötü niyetli değil.

Doğal bir refleks.

Ve bu refleksin karşılığı, niyeti anlaşılır kılmak.

Bir etkinliğin neden yapıldığı net anlatılabiliyorsa etkinlik, vatandaşın gözünde yerini buluyor.

Bu anlatı, iyi organizasyonun tamamlayıcısı.

Kurumsal tarafta da, kamu tarafında da aynı soru geçerli: Bu etkinlik hangi meseleyi çözmek için yapılıyor?

Cevap net değilse, geri kalan bütün kararlar zayıf zeminde alınıyor.

Süreklilik, büyüklükten daha değerli

Yerel yönetimlerde etkinlik denince akla genellikle büyük organizasyonlar geliyor.

Büyük konser, büyük festival.

Bunların yeri var. Ama bir şehirde bağ kuran şey genellikle bunlar olmuyor.

Küçük ve düzenli olan şeyler bağ kuruyor.

Her cumartesi kurulan üretici pazarı. Her ay yapılan mahalle sineması. Düzenli çocuk atölyeleri. Sabah yürüyüş grupları. Mahalle turnuvaları.

Bunlar tek başına haber değeri taşımıyor.

Fakat alışkanlık üretiyor.

Ve alışkanlık, aidiyetin nasıl kurulduğuyla ilgili.

Takvimi doldurmakla sistem kurmak farklı şeyler.

Ekip gidince kurumsal hafıza da gidiyor

Yerel yönetimlerde sık karşılaştığım bir durum var.

Bir etkinlik yıllarca yapılıyor. Ekip o işi öğreniyor. Hangi tedarikçi güvenilir, hangi alanda hangi sorun çıkıyor, hangi saatte yığılma oluyor, kimle nasıl çalışılıyor.

Sonra ekip değişiyor.

Ve bütün bu bilgi gidiyor.

Ertesi yıl aynı sorunlar yeniden çözülmeye başlıyor.

Kamu tarafında bu daha da önemli; çünkü ekipler değişse de etkinlik devam ediyor.

Bu yüzden yazılı hafıza, belediyelerde özel sektörden daha kritik.

Sonuçta

Yerel yönetimlerde etkinliği bir tanıtım aracı olarak görmek bence konuyu küçültüyor.

Etkinlik, bir yönetimin şehirle nasıl konuştuğunu gösteriyor.

Kimi hesaba kattığını, neye önem verdiğini, işleri ne kadar ciddiye aldığını.

Sahnedeki konuşmada bunlar söylenmiyor.

Ama hepsi alanda görülüyor.

Bir belediyenin etkinlik anlayışı, aslında yönetim anlayışının sahaya çıkmış hâlidir.

Bir sonraki etkinliğe kimin geleceğini de çoğu zaman o gün alanda edinilen izlenim belirliyor.