Rekreasyon Nedir?

Rekreasyon nedir? Serbest zamanın planlanması, alan değil program meselesi olması ve neden bir meslek alanı olduğu üzerine sade bir açıklama.

Mertcan Tekin 4 dk okuma
Rekreasyon Nedir?
İçindekiler
  1. Kelimenin kendisi aslında işi anlatıyor
  2. Serbest zaman büyüyor, kullanımı planlanmıyor
  3. Rekreasyon, alan değil program meselesi
  4. Bu bir meslek alanı
  5. Rekreasyonu yalnızca boş zaman olarak görmek eksik
  6. Sonuçta neyi konuşuyoruz?

Rekreasyon kelimesini kullandığımda karşımdaki kişinin yüzünde çoğu zaman kısa bir duraksama oluyor.

Bazen açıkça soruluyor: “Yani park işi mi?”

Bazen sorulmuyor ama sorulmadığı da belli oluyor.

İlginç olan şu: Bu duraksamayı yalnızca konunun dışındaki insanlarda görmüyorum. Belediyelerde, kültür müdürlüklerinde, hatta doğrudan bu alanda iş yapan kurumlarda da karşılaşıyorum.

Bu yüzden konuyu tanımdan başlayarak yazmak bana hâlâ anlamlı geliyor.

Kelimenin kendisi aslında işi anlatıyor

Rekreasyon, Latince kökenli bir kelime. “Re-creation”, yani yeniden oluşturma, yenilenme anlamına geliyor.

Bu köken bence tesadüf değil.

Çünkü rekreasyonun konusu eğlence değil.

Yenilenme.

İnsanın zamanı kabaca ikiye ayrılıyor: Zorunlu zaman ve serbest zaman.

Öğrencinin okulda, çalışanın iş yerinde geçirdiği süre zorunlu zaman. Uyku, yemek, temel ihtiyaçlar da bu tarafta.

Geriye kalan ise serbest zaman. Kişinin ne yapacağına kendi karar verdiği zaman.

Rekreasyon, bu serbest zamanın nasıl kullanıldığıyla ilgileniyor.

Ve bu, göründüğünden çok daha ciddi bir konu.

Serbest zaman büyüyor, kullanımı planlanmıyor

Sanayi devriminin ilk döneminde günlük çalışma süresi on iki saati aşıyordu. O dönemde serbest zaman kavramı büyük ölçüde dinlenmek anlamına geliyordu. İnsan ertesi gün çalışabilmek için toparlanıyordu.

Bugün tablo farklı.

Çalışma süreleri kısaldı, ortalama ömür uzadı, emeklilik sonrası dönem genişledi ve serbest zamanın toplam yaşam içindeki payı belirgin biçimde büyüdü.

Ama şunu söylemek gerekiyor: Zamanın büyümesi, o zamanın iyi kullanıldığı anlamına gelmiyor.

Bir toplumda çalışma hayatının biçimi o toplumu nasıl şekillendiriyorsa, serbest zamanın nasıl geçirildiği de aynı şekilde şekillendiriyor.

Serbest zamanın planlanmadığı yerde boşluk kendiliğinden doluyor.

Bazen sağlıklı biçimde doluyor. Bazen hiç değil.

Özellikle hızlı büyümüş ve yeni mahalleler kazanmış şehirlerde bu boşluk daha görünür hâle geliyor. İnsanlar yeni bir çevreye uyum sağlamaya çalışıyor, sosyal bağları zayıf, mekân seçenekleri sınırlı.

Rekreasyonun toplumsal karşılığı bence tam burada başlıyor.

Rekreasyon, alan değil program meselesi

Türkiye’de rekreasyon denince akla neredeyse otomatik olarak park geliyor.

Yeşil alan, yürüyüş yolu, oyun grubu, spor aletleri.

Bunlar rekreasyonun zemini. Ama rekreasyonun kendisi değil.

Aynı bütçeyle yapılmış iki alan tamamen farklı sonuçlar üretebiliyor. Aradaki fark genellikle zemin değil, o zeminde ne olduğu.

Bir alanı rekreasyon alanına dönüştüren şey içindeki programdır.

Düzenli yürüyüş grupları, çocuk atölyeleri, yaşlılar için sabah programları, mahalle turnuvaları, açık hava sineması, üretici pazarı, hobi kursları, gençlere yönelik etkinlikler…

Program yoksa ortada yalnızca bakım masrafı olan bir yeşil alan var demektir.

Alan yatırımı bir kerelik, program yatırımı süreklidir.

Ve rekreasyonda süreklilik, büyüklükten daha önemli.

Bu bir meslek alanı

Rekreasyon, Türkiye’de üniversite düzeyinde eğitimi verilen bir bölüm.

Buna rağmen sahada karşılığını bulmakta zorlanan alanlardan biri.

Bir belediyede rekreasyon planlaması çoğu zaman bu alanda eğitim almış birinin sorumluluğunda olmuyor. Genellikle park bahçe müdürlüğünün teknik gündemine ya da kültür müdürlüğünün etkinlik takvimine dağılıyor.

Sonuç olarak alanlar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, fakat ikisi birbirine bağlanmıyor.

Oysa bu alanın kendine ait bir bilgisi var.

Farklı yaş gruplarının katılım davranışı, mevsimsel kullanım, erişilebilirlik, kapasite planlaması, katılımın ölçülmesi, program tasarımı, gönüllü yönetimi, terapötik rekreasyon uygulamaları…

Bunlar iyi niyetle çözülebilecek başlıklar değil.

Bir alana ne kadar yatırım yaparsanız yapın, o alanı programlayacak kişinin yetkinliği sonucu belirliyor.

Rekreasyonu yalnızca boş zaman olarak görmek eksik

Rekreasyon çoğu zaman boş zaman değerlendirme başlığı altında ele alınıyor.

Bence konu bundan daha geniş.

Çünkü rekreasyon aslında birkaç farklı alanın kesiştiği yerde duruyor.

Sağlık var. Hareketsizliğin yaygın bir sorun hâline geldiği bir dönemde, ücretsiz ve erişilebilir aktivite alanları doğrudan bir halk sağlığı aracı.

Sosyal politika var. Farklı gelir gruplarının, farklı yaşların ve farklı kökenlerin aynı alanı paylaşması, kâğıt üzerinde yazılamayacak bir uyum üretiyor.

Kent ekonomisi var. Kullanılan alanlar çevresinde ekonomik hareket oluşturuyor, atıl alanlar ise yalnızca gider üretiyor.

Turizm var. Bir şehrin yerel halkı için kurduğu rekreasyon düzeni, o şehri ziyaret eden insanın da deneyimini belirliyor.

Ve bence en önemlisi, şehirde yaşamanın taşınabilirliği var.

Sonuçta neyi konuşuyoruz?

Rekreasyon nedir sorusuna en kısa cevabım şu olurdu:

İnsanın kendi seçimiyle katıldığı, onu bedenen ve zihnen yenileyen faaliyetlerin bütünü.

Ama tanımın kendisi işin kolay kısmı.

Zor kısmı, bu faaliyetleri bir şehrin gündelik hayatına yerleştirmek.

Çünkü insanlar rekreasyona ayrı bir plan yaparak gitmiyor.

Yakınsa, uygunsa, güvenliyse ve orada gerçekten bir şey oluyorsa gidiyor.

Rekreasyon, insanların hayatına eklenen bir etkinlik değil, hayatın içine yerleştirilen bir düzendir.

O düzen kurulduğunda, kimse ona rekreasyon demek zorunda kalmıyor zaten.

Sadece iyi bir şehirde yaşadığını düşünüyor.